TMK Madde 416 – Vasiliği kabul yükümlülüğü
TMK Madde 416 metni
Koşulları / Vasiliği kabul yükümlülüğü
Madde 416
Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.
Aile meclisince atanma hâlinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 416 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 366 ncı maddesini karşılamaktadır.
Ancak farklı olarak mahkemece vasiliğe atanan kişinin bu görevi kabul etme yükümlülüğü, sadece erkekler için değil kadınlar için de getirilmiş ve böylece kadın erkek eşitliği de sağlanmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vesayet altına alınan kişinin yerleşim yerinde oturan ve vasi olarak atanan kişinin bu görevi kabul etmek zorunda olduğunu düzenler.
Vasilik, atanan kişinin isteğine bırakılmış bir görev değildir. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinde oturan ve vasi olarak atanan kişi bu görevi kabul etmekle yükümlüdür. Yükümlülük kadın ve erkek için aynıdır. Gerekçeye göre eski Kanunda bu yükümlülük yalnız erkekler için öngörülmüştü.
Yükümlülüğün sınırları şunlardır:
- Yalnızca vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinde oturanlar için geçerlidir. Başka bir yerde, örneğin yurt dışında oturan biri vasi olarak atanırsa bu maddeye göre görevi kabul etmek zorunda değildir.
- Kanunda sayılan kaçınma sebeplerinden birine sahip olan kişi, örneğin altmış yaşını doldurmuş olan, görevi reddedebilir (TMK m. 417).
- Özel vesayette aile meclisince atanan vasi için kabul yükümlülüğü yoktur. Özel vesayet, vesayetin istisnaen bir aileye bırakıldığı ve vesayet makamının görevlerini aile meclisinin üstlendiği düzendir (TMK m. 398-402).
Atanan kişi kaçınma hakkını atama kararının tebliğinden başlayarak on gün içinde kullanmalıdır (TMK m. 422/1). Kaçınma hakkında karar verilip yerine başkası atanıncaya kadar vasilik görevlerini yürütmek zorundadır (TMK m. 423).
Vasi kural olarak iki yıl için atanır. Dört yıl dolunca vasi, görevden kaçınma hakkını kullanabilir (TMK m. 456).