TMK Madde 410 – İlân

TMK Madde 410 metni

Usul / İlân

Madde 410

Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur.

Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.

Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 410 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 360 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki hükümden farklı olarak maddede ilânın yerleşim yerinden başka, kısıtlının doğduğu yerde değil "nüfusa kayıtlı bulunduğu" yerde yapılması uygun görülmüştür.

İlanın geciktirilmesi sakıncalı görüldüğünden yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasındaki bu hususa ilişkin hükme maddede verilmemiştir.

İyiniyetli üçüncü kişiler hakkında kısıtlamanın ilânından itibaren hüküm ifade edeceği esası korunmakla beraber, ayırt etme gücüne sahip olmayanlar tarafından yapılan hukukî fiillerin sonuç doğurmadığı hususundaki hükümlerin saklı bulunduğu son fıkrada vurgulanmıştır. Böylelikle madde üç fıkra hâline getirilmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Kısıtlama kararının nerede ilân edileceğini ve ilândan önce iyiniyetli üçüncü kişilerle yapılan işlemlere etkisini düzenler.

Kısıtlama kararı kesinleşince, yani karara karşı başvurulabilecek yollar tükenince veya süreleri geçince, hemen ilân edilir. İlân iki yerde yapılır: kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde. Gerekçeye göre eski Kanunda ilân, nüfus kaydının bulunduğu yerde değil kişinin doğduğu yerde yapılıyordu. İlânın amacı, kısıtlı ile işlem yapacak kişilerin durumu öğrenebilmesidir.

İkinci fıkraya göre kısıtlama, ilândan önce iyiniyetli üçüncü kişileri etkilemez. İyiniyetli kişi, karşısındakinin kısıtlandığını bilmeyen ve bilmesi de beklenemeyen kişidir. Kısıtlama kararı verilmiş ama henüz ilân edilmemişken kısıtlı ile işlem yapan ve kısıtlamadan habersiz olan kişiye karşı kısıtlama ileri sürülemez. İlândan sonra ise kimse kısıtlamayı bilmediğini ileri sürerek korunamaz.

Üçüncü fıkra bu korumanın sınırını gösterir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemleri, kısıtlama ilân edilmiş olsun veya olmasın hukukî sonuç doğurmaz (TMK m. 15). Örneğin ağır bir akıl hastalığı yüzünden ayırt etme gücü olmayan biri ilândan önce bir sözleşme yapmışsa, karşı tarafın iyiniyetli olması sözleşmeyi geçerli kılmaz.

Kısıtlı başka bir yere taşınırsa kısıtlama yeni yerleşim yerinde de ilân edilir (TMK m. 412/2). Kısıtlama kaldırıldığında kaldırma kararı da ilân olunur (TMK m. 473).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir