TMK Madde 409 – İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

TMK Madde 409 metni

Usul / İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

Madde 409

Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 409 gerekçesi

Madde yürürlükteki 359 uncu maddeden kısmen değiştirilerek ve anlaştırılarak alınmıştır. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ve isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kişinin dinlenmesi zorunluluğu öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlamanın ancak resmî sağlık kurulu raporu ile mümkün olduğu kabul edilmektedir. Bu fıkraya eklenen yeni bir hükümle, hâkimin kurul raporuna rağmen, bu rapor göz önünde tutularak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilmesi öngörülmüştür. Bu hüküm sayesinde, uygulamada zaman zaman yakınmalara neden olan, kötüniyetli olarak, aslında akıl hastası ya da akıl zayıfı olmadığı hâlde kişilerin gıyaplarında mahkeme kararlarıyla kısıtlanmalarının önüne geçilmek istenmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Kısıtlama kararından önce ilgilinin dinlenmesini ve akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporu şartını düzenler.

Birinci fıkraya göre savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim (TMK m. 406) ya da kişinin kendi isteği (TMK m. 408) sebebiyle kısıtlamaya, kişi dinlenmeden karar verilemez. Böylece kısıtlanması istenen kişi kendi durumunu anlatabilir ve iddialara karşı çıkabilir.

İkinci fıkra akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan kısıtlamayı (TMK m. 405) düzenler. Bu hâlde karar ancak resmî sağlık kurulu raporuna dayanabilir. Resmî sağlık kurulu raporu, yetkili bir sağlık kuruluşunda birden çok hekimden oluşan kurulun düzenlediği rapordur. Kişinin dinlenmesi burada zorunlu değildir; hâkim raporu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir. Gerekçeye göre bu imkân, gerçekte hasta olmayan kişilerin kötüniyetle ve haberleri olmadan kısıtlanmasının önüne geçmek için getirilmiştir.

İkinci fıkradaki bir cümle 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Buna göre raporun düzenlenmesi için gerekli olduğunda TMK m. 436 hükümleri uygulanır. O maddeye göre rapor alınabilmesi için kişiden biyolojik örnek alınabilir, kişi hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle bir sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir ve gerekirse zor kullanılabilir (TMK m. 436/6-7). Bu düzenleme, kişinin muayeneye gitmediği durumlarda da rapor alınabilmesini sağlar.

Kısıtlama kararını kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi verir (TMK m. 397, 411).

Gerekçe maddenin ilk metnine aittir; 2024 değişikliğini yansıtmaz.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir