TMK Madde 408 – İstek üzerine
TMK Madde 408 metni
Kısıtlama / İstek üzerine
Madde 408
Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.27
Değişiklik notları
- 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlığı” ibaresi “engelliliği” şeklinde değiştirilmiştir. ↩
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 408 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 358 inci maddesini karşılamaktadır.
Ancak yeni düzenlemede isteğe dayanan kısıtlılık hâline yeni sebepler eklenmiştir. Yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ilâve olarak ağır hastalık sebebi de eklenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık yüzünden işlerini yönetemeyen bir erginin kendi isteğiyle kısıtlanabilmesini düzenler.
İsteğe bağlı kısıtlamada süreci kişinin kendisi başlatır; bu madde uyarınca başkası onun kısıtlanmasını isteyemez. Başvuran iki şeyi ispat etmelidir:
- maddede sayılan sebeplerden birinin, yani yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalığın bulunduğunu,
- bu sebep yüzünden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini.
Yalnızca istekte bulunmak yetmez. Hâkim kişiyi dinlemeden kısıtlama kararı veremez (TMK m. 409/1).
Daha hafif bir koruma yeterliyse aynı sebeplerden birine dayanarak kısıtlama yerine kendisine kayyım atanmasını da isteyebilir (TMK m. 428). İki yol arasındaki fark ehliyet bakımındadır. Kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458). Kısıtlanan kişi ise vasisinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m. 16).
Kendi isteğiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkmadıkça kaldırılmaz (TMK m. 476).
Maddedeki "engelliliği" sözcüğü, 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunla "sakatlığı" sözcüğünün yerine konulmuştur. Gerekçedeki "sakatlık" ifadesi bu nedenle maddenin ilk metnine aittir.