TMK Madde 404 – Küçüklük

TMK Madde 404 metni

Küçüklük

Madde 404

Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.

Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 404 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 354 üncü maddesini karşılamaktadır.

Madde iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir. İkinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler arasına noterler de eklenmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağını ve bu durumu öğrenen resmî görevlilerin vesayet makamına bildirim yükümlülüğünü düzenler.

Küçük, on sekiz yaşını doldurmamış ve evlenme veya mahkeme kararıyla ergin olmamış kişidir (TMK m. 11, 12). Ergin olmayan çocuk kural olarak ana ve babasının velâyeti altındadır (TMK m. 335). Velâyet, ana ve babanın çocuğun bakımı, eğitimi, mallarının yönetimi ve temsili konusundaki hak ve yükümlülükleridir. Ancak bazı durumlarda çocuk üzerinde velâyeti kullanan bir ana veya baba bulunmaz:

  • Ana ve babanın ikisi de ölmüşse,
  • Velâyet ana ve babanın her ikisinden de kaldırılmışsa (TMK m. 348),
  • Ana ve baba evli değilken ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa ve hâkim velâyeti babaya vermemişse (TMK m. 337/2).

Bu durumlarda küçük vesayet altına alınır ve vesayet makamı, yani sulh hukuk mahkemesi ona bir vasi atar. Madde bunu zorunlu tutmuştur; velâyet altında olmayan bir küçük vasisiz bırakılamaz.

İkinci fıkra, vesayeti gerektiren durumların gecikmeden fark edilmesini amaçlar. Nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, görevleri sırasında böyle bir durumu öğrenirlerse bunu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Yetkili vesayet makamı küçüğün yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 411). Örneğin ana ve babanın ölümünü kaydeden nüfus memuru veya mirasçılık belgesi düzenleyen noter böyle bir durumla karşılaşabilir.

Gerekçeye göre eski Medenî Kanuna (743 sayılı Kanun) göre bildirimle yükümlü olanlar arasına noterler eklenmiştir.

Yurt dışında yaşayan bir küçük hakkında vesayet kararı verilmesinin sebepleri, kural olarak küçüğün millî hukukuna tâbidir (MÖHUK m. 10/1). Küçük Türk vatandaşıysa bu konuda Türk hukuku uygulanır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir