TMK Madde 396 – Genel olarak
TMK Madde 396 metni
Genel olarak
Madde 396
Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 396 gerekçesi
Bu madde ile başlayan vesayet konusunda yürürlükteki Kanunun sistemi esas itibarıyla korunduğu gibi kurumla ilgili terimlere, çok alışılmış ve yerleşmiş olmaları sebebiyle aynen yer verilmiştir. Özellikle vesayet, vasi, vesayet makamı, aile vesayeti, aile meclisi, kayyım terimleri aynen korunmuş, sadece "kanunî müşavir" yerine "yasal danışman" deyimi kullanılmıştır. Buna karşılık "vesayet teşkilâtı" deyimi yerine "vesayet düzeni", "vesayet uzuvları" yerine "vesayet organları" ve "vesayet daireleri" yerine de "vesayet makamları" deyimleri kabul olunmuştur.
Madde, yürürlükteki Kanunun 346 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda olduğu gibi, "vesayet organları"nın vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardan oluştuğu belirtilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vesayet düzeninde görev yapan organları sayar: vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar. Vesayet, velâyet altında bulunmayan küçüklerle kısıtlanan erginlerin kişiliğinin ve malvarlığının korunması için kurulan hukukî düzendir.
Organlar iki gruba ayrılır:
- Vesayet daireleri: Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi ile denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesidir (TMK m. 397). Vesayet makamı vasiyi atar, onu denetler ve önemli işlemlere izin verir (TMK m. 462). Denetim makamı ise kanunda sayılan daha ağır sonuçlu işlemlerde vesayet makamının izninden sonra ayrıca izin verir (TMK m. 463) ve bazı konularda karar mercii olarak görev yapar.
- Vasi ve kayyımlar: Vesayet altındaki kişiyle doğrudan ilgilenen, onu temsil eden ve işlerini gören kişilerdir. Vasi, küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korur ve hukukî işlemlerde onu temsil eder; kayyım ise belirli işleri görmek veya bir malvarlığını yönetmek için atanır (TMK m. 403).
Vesayet kural olarak bu mahkemeler eliyle yürütülen kamu vesayetidir. İstisnaî olarak vesayet bir aileye de verilebilir; bu durumda vesayet makamının görevlerini aile meclisi üstlenir (TMK m. 398). Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411).
Gerekçe, eski Medenî Kanunun (743 sayılı Kanun) vesayet sisteminin esas olarak korunduğunu ve vesayet, vasi, aile meclisi, kayyım gibi yerleşik terimlerin değiştirilmediğini belirtir. Eski "kanunî müşavir" yerine "yasal danışman" (TMK m. 429), "vesayet teşkilâtı" yerine "vesayet düzeni", "vesayet uzuvları" yerine "vesayet organları" ifadeleri kullanılmıştır. Gerekçede "vesayet daireleri" yerine "vesayet makamları" teriminin kabul edildiği söylense de kanun metni "vesayet daireleri" ifadesini, vesayet makamı ile denetim makamını birlikte anlatan üst kavram olarak kullanmaktadır.