TMK Madde 392 – Kan hısımlarının aile yurduna alınması

TMK Madde 392 metni

Aile yurdu / Sonuçları / Kan hısımlarının aile yurduna alınması

Madde 392

Malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 392 gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 323 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 342 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde bulunan "...kabullerine mâni bulunmayan..." deyimi yerine, maddede "...kabullerine engel olacak durumları olmayan..." ifadesi kullanılmıştır. Bu maddeye göre, İsviçre Medenî Kanununun 355 inci maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir. Madde bu hususu yürürlükteki metne nazaran daha iyi ifade etmektedir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Aile yurdu malikinin, yoksulluk yüzünden yurda alınmaya muhtaç olan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebileceğini düzenler.

Aile yurdu yalnızca malik ve onunla birlikte yaşayan dar aile için değil, yakın kan hısımları arasındaki dayanışma için de bir güvencedir. Madde bu yönüyle yardım nafakasına yakındır; yardım nafakasında da yükümlülük üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında doğar (TMK m. 364).

Mahkemenin böyle bir karar verebilmesi için:

  • Yurda alınacak kişi malikin üstsoyu, altsoyu veya kardeşi olmalıdır.
  • Yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunmalıdır.
  • Yurda kabul edilmesine engel olacak bir durumu bulunmamalıdır.

Gerekçeye göre üçüncü şart, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması anlamına gelir. Örneğin yurtta birlikte yaşayan aile bireyleri için tehlike oluşturacak davranışları olan bir kişi bakımından bu şart gerçekleşmeyebilir.

Madde "karar verilebilir" ifadesini kullandığından, şartlar bulunsa bile mahkeme somut olayın koşullarına göre takdir yetkisini kullanır.

Gerekçede anılan "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur; eski metindeki "kabullerine mâni bulunmayan" ifadesi yerine "kabullerine engel olacak durumları olmayan" ifadesi kullanılmıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir