TMK Madde 388 – İlân
TMK Madde 388 metni
Aile yurdu / Kurulması / Usul ve şekil / İlân
Madde 388
Alacaklılar ve aile yurdu kurulması yüzünden haklarının zedelenmesi ihtimali bulunan kişiler, kuruluştan önce mahkemece yapılan ilânla itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağrılırlar.
Durum, alacakları taşınmaz rehniyle güvenceye bağlanmış olanlara ve hacizli alacaklılara ayrıca bildirilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 388 gerekçesi
1984 tarihli Öntasarının 319 uncu maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 338 inci maddesini karşılamaktadır. Aile yurduna konu olan taşınmazlar üzerindeki tasarruf hakkı sınırlanmış olacağından, alacaklıların veya diğer kişilerin bu yüzden zarar görmelerini önlemek ve itiraz etmelerine olanak tanımak için mahkeme aracılığıyla bir ilân yapılması zorunlu görülmüştür. İkinci fıkrada, durumun rehinli ve hacizli alacaklılara da doğrudan doğruya bildirilmesi yükümü getirilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Aile yurdu kurulmadan önce mahkemenin bir ilân yaparak alacaklıları ve hakları zarar görebilecek kişileri iki ay içinde itiraz etmeye çağırmasını düzenler.
Aile yurdu kurulunca taşınmaz devredilemez, rehnedilemez ve kural olarak hakkında cebrî icra yapılamaz (TMK m. 391). Bu sonuç malikin alacaklılarını doğrudan etkiler, çünkü alacaklarını bu taşınmazdan tahsil etme imkânları ortadan kalkar. Kanun bu nedenle kuruluştan önce onların haberdar edilmesini ve itiraz edebilmesini şart koşar.
Birinci fıkraya göre mahkeme, kuruluştan önce bir ilân yapar. İlânla malikin alacaklıları ve aile yurdu kurulması yüzünden hakları zedelenebilecek diğer kişiler, itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağrılır.
İkinci fıkraya göre bazı alacaklılara ayrıca doğrudan bildirim yapılır:
- Alacakları taşınmaz rehniyle, örneğin ipotekle güvence altına alınmış olanlar,
- Hacizli alacaklılar.
Bu alacaklıların taşınmaz üzerinde doğrudan bir hakkı veya hacze dayanan bir beklentisi bulunduğundan genel ilânla yetinilmez.
Süresi içinde yapılan itirazların nasıl değerlendirileceği ve mahkemenin hangi şartlarla kuruluşa izin vereceği TMK m. 389'da düzenlenmiştir.