TMK Madde 387 – Koşulları
TMK Madde 387 metni
Aile yurdu / Kurulması / Koşulları
Madde 387
Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazların büyüklüğü, üzerindeki rehin haklarına ve malikin diğer mallarına bakılmaksızın, bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden fazla olamaz.
Mahkemece haklı sebeplere dayanılarak geçici bir istisna kabul edilmiş olmadıkça malikin, taşınmazı veya üzerindeki tesisi kendisinin işletmesi ya da konutta oturması zorunludur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 387 gerekçesi
1984 tarihli Öntasarının 318 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 337 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin ilk fıkrası, bir önceki maddeye alınmış; ikinci fıkradaki "aynî haklar" deyimi yerine İsviçre Medenî Kanununun 350 nci maddesindeki gibi "rehin hakkı" deyimi kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazın büyüklüğüne bir üst sınır koyar ve malikin taşınmazda bizzat oturma veya onu kendisi işletme yükümlülüğünü düzenler. Aile yurdunun hangi taşınmazlar üzerinde kurulabileceği TMK m. 386'da gösterilmiştir.
Birinci fıkraya göre taşınmaz, bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden büyük olamaz. Aile yurdu ailenin yaşaması için gerekli olanı korur; malikin malvarlığını bütünüyle alacaklılardan uzak tutmasına imkân vermez. Bu ölçü belirlenirken taşınmaz üzerindeki rehin hakları ve malikin diğer malları hesaba katılmaz. Taşınmazın üzerinde ipotek bulunması onun daha büyük tutulmasını haklı kılmaz; malikin başka malları olup olmaması da sonucu değiştirmez. Ölçü, taşınmazın kendisinin bir ailenin ihtiyacına göre büyüklüğüdür.
İkinci fıkraya göre malik, aile yurdu olan konutta oturmak veya taşınmazı ya da üzerindeki tesisi bizzat işletmek zorundadır. Aile yurdu kiraya da verilemez (TMK m. 391/1). Mahkeme haklı sebeplere dayanarak bu yükümlülüğe geçici bir istisna tanıyabilir; örneğin hastalık veya geçici bir görev nedeniyle bir süre başka yerde bulunmak zorunda olan malik için böyle bir karar verilebilir. Gerekçeye göre eski metindeki "aynî haklar" ifadesi yerine "rehin hakkı" ifadesi kullanılmıştır.