TMK Madde 363 – Ana ve babanın sorumluluğu
TMK Madde 363 metni
Yönetimin sona ermesi / Ana ve babanın sorumluluğu
Madde 363
Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.
Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler.
Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 363 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 288 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde, İsviçre Medenî Kanununun 327 nci maddesinden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 278 inci maddesi de, anılan kaynak maddeden esinlenmiştir.
Yürürlükteki metnin birinci fıkrasından farklı olarak, ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde "intifa hakkı sahibi gibi" değil, "vekil gibi" sorumludur. İkinci fıkra, esasen, içerik açısından, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümünün aynı olmakla birlikte, daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Üçüncü fıkrada ise, ana ve babanın çocuk mallarından yaptıkları ve tazminatla yükümlü tutulamayacakları harcamaların çerçevesi, yürürlükteki metne nazaran genişletilmiş ve bu harcamalar içine aile için yapılanlar da eklenmiştir. Yürürlükteki metnin üçüncü fıkrasının sözü ise, yalnızca çocuk için yapılan harcamaları kapsamaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Yönetim sona erip çocuğun malları geri verilirken ana ve babanın bu mallardaki eksiklik ve zararlardan nasıl sorumlu olacağını düzenler. Ana ve baba velâyet süresince çocuğun mallarını yönetir (TMK m. 352) ve yönetim bitince bunları hesabıyla birlikte devreder (TMK m. 362). Bu madde, devir sırasında ortaya çıkan eksikler için ölçüyü koyar.
Birinci fıkraya göre ana ve baba vekil gibi sorumludur. Vekil, kendisine bırakılan işi özenle ve sadakatle yürütmek zorundadır ve kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Buna göre ana ve baba, özensiz yönetimleriyle çocuğun mallarının kaybolmasına veya değer yitirmesine yol açmışlarsa bu zararı karşılar.
İkinci fıkra, malın iyi niyetle başkasına devredildiği durumu düzenler. Ana ve baba çocuğa ait bir malı dürüstlük kuralına uygun olarak satmış veya devretmişse, malın kendisini değil, karşılığında aldıklarını geri verir. Malın sonradan değerinin artmış olması onlara ek bir yük getirmez.
Üçüncü fıkra, kanuna uygun harcamaları sorumluluk dışında tutar. Ana ve baba çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçları için harcayabilir (TMK m. 355). Gerektiğinde, hâkimin izniyle çocuğun diğer mallarına da başvurabilir (TMK m. 356). Bu sınırlar içinde yapılan harcamalar için çocuğa tazminat ödenmez.
Gerekçeye göre eski Medenî Kanunda (743 sayılı Kanun) ana ve baba "intifa hakkı sahibi gibi" sorumluydu ve tazminattan muaf tutulan harcamalar yalnızca çocuk için yapılanlardı. Yeni Kanun sorumluluğu vekâlete göre ölçmüş, aile için yapılan harcamaları da kapsama almıştır.