TMK Madde 345 – Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemler
TMK Madde 345 metni
Velâyetin kapsamı / Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemler
Madde 345
Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 345 gerekçesi
Madde 1984 tarihli Öntasarının 262 nci maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan "hususi vasi"nin kayyım olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, çocuk ile ana veya babası arasında yapılan ya da ana ve babanın yararına çocuğu borç altına sokan işlemler için kayyım katılması ve hâkim onayı şartını koyar.
Ana ve baba çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m. 342). Ancak bazı işlemlerde kendi menfaatleri ile çocuğun menfaati çatışır. Bu durumda çocuğu korumak için onları temsil yetkisi dışında bırakan özel bir usul öngörülmüştür.
Madde iki tür işlemi kapsar:
- Çocuk ile ana veya baba arasında yapılan işlemler. Çocuğa ait bir taşınmazın ana veya babaya satılması buna örnektir.
- Çocuk ile üçüncü bir kişi arasında yapılan, fakat ana ve babanın menfaatine olan işlemler. Babanın kendi borcu için çocuğa ait bir taşınmazın bankaya ipotek edilmesi buna örnektir.
Bu işlemlerle çocuğun borç altına girebilmesi için iki şart vardır:
- Çocuğu temsil etmek üzere bir kayyım atanmalı ve işleme o katılmalıdır. Bu, menfaat çatışması hâlinde atanan temsil kayyımıdır (TMK m. 426).
- İşlem hâkim tarafından onaylanmalıdır.
Bu şartlar yerine getirilmeden yapılan işlem çocuğu bağlamaz. Çocuğu borç altına sokmayan, örneğin ana veya babanın çocuğa karşılıksız bir bağışta bulunması gibi işlemler bu maddenin kapsamında değildir.
Gerekçeye göre 743 sayılı eski Medenî Kanundaki "hususi vasi" ifadesi yerine "kayyım" terimi kullanılmıştır; hüküm değişikliği yoktur.