TMK Madde 328 – Süresi
TMK Madde 328 metni
Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama / Süresi
Madde 328
Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 328 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Maddenin yazımında, İsviçre Medenî Kanununun 277 nci maddesini göz önünde tutan 1984 tarihli Öntasarının 248 inci maddesi örnek alınmıştır.
Birinci fıkra, ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği kuralını koymaktadır. Ancak ikinci fıkraya göre, çocuk ergin olmuş olsa bile, bakım borcu, çocuğun eğitiminin sona ermesine kadar, ana ve babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde olmak üzere devam edebilir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, ana ve babanın çocuğa bakma borcunun ne zamana kadar süreceğini ve eğitimine devam eden ergin çocuğun durumunu düzenler.
Kural olarak bakım borcu çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme ve mahkeme kararıyla ergin kılınma da kişiyi ergin yapar (TMK m. 11, 12). Küçük için hükmedilen nafaka da kural olarak erginlikle sona erer.
İkinci fıkra bu kurala bir istisna getirir. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, eğitimi bitene kadar ona bakmakla yükümlüdür. Lise, üniversite veya bir meslek eğitimi buna örnektir. Ancak yükümlülük sınırsız değildir. Ana ve babadan, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde katkı istenebilir. Hâkim bu ölçüyü belirlerken ana ve babanın gelirini ve diğer yükümlülüklerini, eğitimin türünü ve makul süresini, çocuğun kendi gelir imkânlarını göz önünde tutar.
Ergin çocuk artık kendi adına hareket edebildiğinden bu nafakayı kendisi ister ve gerekirse davayı kendisi açar.
Bu yükümlülük, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoy ve üstsoya karşı öngörülen yardım nafakasından (TMK m. 364) farklıdır. Eğitimine devam eden ergin çocuğun yoksulluğa düşme tehlikesi içinde olması gerekmez.