TMK Madde 325 – Üçüncü kişiler ile
TMK Madde 325 metni
Çocuk ile kişisel ilişki / Üçüncü kişiler ile
Madde 325
Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 325 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda mevcut olmayan ve İsviçre Medenî Kanununun 274a maddesinden alınan bu maddede, ana ve baba dışında kalan üçüncü kişilerin, özellikle de hısımların, olağanüstü sebeplerin varlığı hâlinde ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurabilecekleri hükme bağlanmaktadır. Madde, bugün sadece büyükana ve büyükbabaların torunlarıyla kişisel ilişki kurma hakları açısından bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla sonuca bağlanmış olan bir sorunu, üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmaları için gerekli olan koşulları da belirten bir Medenî Kanun hükmüyle açıklığa kavuşturmak amacını taşımaktadır.
İkinci fıkrada, ana ve babanın çocuk ile kişisel ilişki kurma haklarıyla ilgili sınırlamaların burada da kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, ana ve baba dışındaki kişilerin, özellikle büyükanne, büyükbaba gibi hısımların, olağanüstü durumlarda çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilmesini düzenler.
Ana ve babanın kişisel ilişki hakkı kural olarak kendiliğinden vardır (TMK m. 323). Diğer kişiler için ise iki şart aranır:
- Olağanüstü hâller bulunmalıdır. Ana veya babanın ölmüş olması ya da çocuğun uzun süre büyükanne ve büyükbabasının yanında büyümüş olması gibi durumlar böyle değerlendirilebilir.
- Kişisel ilişki çocuğun menfaatine uygun olmalıdır.
Madde hak sahiplerini sınırlı olarak saymaz. "Özellikle hısımlar" ifadesi, büyükanne ve büyükbaba, kardeşler, amca, hala, dayı ve teyze gibi kişileri öne çıkarır. Çocukla yakın bir bağ kurmuş başka kişiler de şartlar varsa bu haktan yararlanabilir. Hakkın tanınıp tanınmayacağına ve kapsamına hâkim karar verir.
İkinci fıkraya göre ana ve baba için öngörülen sınırlamalar (TMK m. 324) burada da kıyasen uygulanır. Kişisel ilişki kuran üçüncü kişi de çocuğun ana ve babasıyla ilişkisini zedelememeli, çocuğun eğitim ve yetiştirilmesini engellememelidir. Çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya başka önemli sebepler ortaya çıkarsa bu kişinin hakkı da reddedilebilir ya da kaldırılabilir.
Mahkeme düzenleme yapıncaya kadar üçüncü kişiler, velayet sahibinin veya çocuğun bırakıldığı kişinin rızası olmadan çocukla kişisel ilişki kuramaz (TMK m. 326/3).