TMK Madde 314 – Hükümleri
TMK Madde 314 metni
Hükümleri
Madde 314
Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 26/7/2023 tarihli ve E.: 2023/3, K.: 2023/139 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:7/11/2024-7531/12 md.) Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlât edinmede ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları; tek başına evlât edinmede ise ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır. Evlât edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanır.
Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 314 gerekçesi
Evlât edinmenin hukukî sonuçlarını düzenleyen bu madde, yürürlükteki Kanunun 257 nci maddesini karşılamaktadır.
Birinci fıkrada, ana ve babaya ait hak ve yükümlülüklerin (velayetin ve velayetten doğan hak ve yükümlülüklerin) evlât edinmenin gerçekleşmesiyle birlikte evlât edinene geçeceği hükme bağlanmaktadır.
İkinci fıkrada, evlât edinmenin mirasçılık üzerindeki etkileri düzenlenmiştir. Buna göre, evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur, ancak kendi ailesine karşı kan bağından doğan mirasçılığını da korur.
Üçüncü fıkrada, evlâtlığın ergin olmaması hâlinde evlât edinenin soyadını alacağı; evlât edinenin isterse, ergin olmayan evlâtlığa yeni bir ad verebileceği ve ergin olan evlâtlığın ise, ancak evlât edinme sırasında o isterse, evlât edinenin soyadını alabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece, evlâtlık ergin ise, evlât edinenin soyadını kendiliğinden almış olmaz; onun evlât edinenin soyadını alıp almaması tamamen kendi seçimine bağlıdır.
Dördüncü fıkra, eşler tarafından evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adlarının yazılacağını düzenlemektedir.
Nüfus idaresine hitap eden bir düzenleme hükmü olan beşinci fıkra ise, evlâtlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının kaybolmaması için alınması gerekli önlemleri göstermektedir.
Maddenin son fıkrası, evlât edinme işleminin dokunduğu menfaatler göz önüne alınarak getirilen bir gizlilik kuralıdır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, evlât edinmenin sonuçlarını düzenler: velayet evlât edinene geçer, evlâtlık onun mirasçısı olur, soyadı ve nüfus kaydı buna göre düzenlenir.
Birinci fıkraya göre ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. Evlâtlık küçükse velayet evlât edinene ait olur; bakım, eğitim ve nafaka yükümlülüğü de ona geçer.
İkinci fıkraya göre evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur. Evlâtlık ve altsoyu evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlât edinen ve hısımları evlâtlığa mirasçı olmaz (TMK m. 500). Türk hukukunda evlât edinme, evlâtlığın kendi ailesiyle hukuki bağını koparmaz.
Üçüncü fıkra ad ve soyadını düzenler. Küçük evlâtlık evlât edinenin soyadını alır; evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad da verebilir. Ergin evlâtlık ise evlât edinenin soyadını ancak evlât edinilme sırasında isterse alır.
Dördüncü fıkra nüfus kaydına ilişkindir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlât edinmede ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları, tek başına evlât edinmede ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır. Diğer evlâtlıklar hakkında bu kural ancak istemeleri hâlinde uygulanır. Bu fıkra, Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.2023/3, K.2023/139 sayılı kararıyla iptal edilmiş, ardından 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Gerekçeye göre ilk metin yalnızca eşler tarafından evlât edinilen küçükleri düzenliyordu; bugünkü metin tek başına evlât edinmeyi ve diğer evlâtlıkları da kapsar.
Beşinci fıkra, evlâtlığın geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında bağ kurulmasını ve evlât edinme kararının her iki kütüğe işlenmesini öngörür. Böylece evlâtlığın kendi ailesindeki miras hakları ve aile bağları kayıtlarda kaybolmaz.
Son fıkra bir gizlilik kuralıdır. Evlât edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe açıklanamaz. Evlâtlık kendi kökenini öğrenmek için bu bilgilere ulaşmayı isteyebilir.
Gerekçe maddenin ilk metnine aittir ve dördüncü fıkradaki iptali ve yeniden düzenlemeyi kapsamaz.
Yabancı unsurlu evlât edinmelerde evlât edinmenin hükümleri evlât edinenin millî hukukuna, eşlerin birlikte evlât edinmesinde ise evlenmenin genel hükümlerini düzenleyen hukuka tâbidir (MÖHUK m. 18/3).