TMK Madde 312 – Karar
TMK Madde 312 metni
Küçüklerin evlât edinilmesi / Ana ve babanın rızası / Rızanın aranmaması / Karar
Madde 312
Küçük, gelecekte evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir.
Diğer hâllerde, bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir.
Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 312 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 265d maddesinden alınmıştır.
Birinci fıkra, küçüklerin evlât edinilmek amacıyla bu işlerle görevli bir kuruma yerleştirilmesi ve ana-babadan birinin rızasının bulunmaması hâlinde, evlât edinen veya evlât edinmeye aracılık yapan kurumun istemi üzerine, kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, hâkimin bu rızanın aranıp aranmamasına karar vermesini düzenlemektedir. Yetkili mahkeme, küçüğün yerleşim yeri mahkemesidir.
İkinci fıkra, birinci fıkradaki durum dışında kalan hâllerde ana ve babanın rızasının aranıp aranmayacağı hususunda evlât edinme usulüne ilişkin maddelere yollama yapmakta; üçüncü fıkra ise, ana ve babadan birinin küçüğe özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması kararının, bu ana veya babaya yazılı olarak bildirileceğini hükme bağlamaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, ana veya babanın rızasının aranıp aranmayacağına hangi mahkemenin, hangi aşamada karar vereceğini ve bu kararın ilgili ana veya babaya bildirilmesini düzenler.
Birinci fıkra, küçüğün ileride evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirildiği durumu düzenler. Küçüklerin evlât edinilmesinde aracılık faaliyetleri yalnızca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılabilir (TMK m. 320). Ana veya babadan birinin rızası eksikse, evlât edinmek isteyenin ya da aracılık yapan kurumun istemi üzerine mahkeme bu rızanın aranıp aranmayacağına karar verir. Karar kural olarak küçük yerleştirilmeden önce verilir. Böylece küçük bir aileye yerleştirildikten sonra rıza konusundaki belirsizlik yüzünden süreç sekteye uğramaz. Yetkili mahkeme, küçüğün oturduğu yer mahkemesidir.
İkinci fıkraya göre bunun dışındaki durumlarda, örneğin bir eşin diğer eşin çocuğunu evlât edinmek istemesinde, rızanın aranıp aranmayacağı ayrı bir kararla değil, evlât edinme işlemleri sırasında değerlendirilir.
Üçüncü fıkra, özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği için rızası aranmayan ana veya babayı korur. Bu konudaki karar ilgiliye yazılı olarak bildirilir. Böylece ana veya baba karardan haberdar olur ve haklarını kullanabilir. Kim olduğu veya nerede oturduğu bilinmediği ya da ayırt etme gücünden yoksun olduğu için rızası aranmayanlar bakımından böyle bir bildirim öngörülmemiştir.
Rızası yasal bir sebep olmadan alınmamış olan ana veya baba, evlât edinmeden sonra evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 317). Bu davanın süresi TMK m. 319'da düzenlenmiştir.