TMK Madde 303 – Hak düşürücü süreler
TMK Madde 303 metni
Babalık hükmü / Hak düşürücü süreler
Madde 303
Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 27/10/2011 tarihli ve E.: 2010/71, K.: 2011/143 sayılı Kararı ile.)
Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.21
Değişiklik notları
- Anayasa Mahkemesi’nin 15/3/2012 tarihli ve E.: 2011/116, K.: 2012/39 sayılı Kararı ile bu fıkra “çocuk” yönünden iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 21/7/2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır. ↩
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 303 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 296 ncı maddesini karşılamaktadır.
Birinci fıkrada, babalık davasının çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilmesi öngörülmüş olmakla beraber uygulamada davanın daha çok doğumdan sonra açıldığı dikkate alınarak, ananın dava hakkının, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşeceği hükme bağlanmıştır. İkinci fıkrada, çocuğun davacı olması durumunda işleyecek bir yıllık süre düzenlenmiş ve bu sürenin, çocuğa kayyım atanmışsa atamanın kayyıma tebliği tarihinde, kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlayacağı açıkça ifade edilmiştir. Üçüncü fıkrada, çocuğun başka bir erkek ile soybağı ilişkisi varsa, bu ilişki hukuken ortadan kalkmadıkça babalık davası açılamayacağına göre, dava süresinin de bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Dördüncü fıkra ise, haklı sebeple dava süresinin geçirilmiş olması hâlinde, davanın açılabilmesi için, haklı sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren işleyecek bir aylık ek bir süre öngörülmüştür.
Maddede öngörülen süreler, kenar başlığının da gösterdiği üzere, hak düşürücü sürelerdir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, babalık davasının sürelerini düzenler; ananın dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl içinde düşer, çocuk için ise kanunda bir süre kalmamıştır.
Babalık davası çocuk doğmadan önce de, doğduktan sonra da açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücüdür; geçtikten sonra ana babalık davası açamaz. Ananın süreyi kaçırması çocuğun dava hakkını etkilemez.
Çocuk başka bir erkekle soybağı ilişkisi içindeyse, örneğin ananın kocasının çocuğu sayılıyorsa (TMK m. 285), babalık davası açılamaz. Önce bu bağın soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılması gerekir. Üçüncü fıkraya göre bir yıllık süre de bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Dördüncü fıkraya göre bir yıllık süre geçmiş olsa bile gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
Çocuğun dava hakkı bakımından Anayasa Mahkemesinin iki kararı vardır:
- Çocuğun dava süresini düzenleyen ikinci fıkra, Anayasa Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve E.2010/71, K.2011/143 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
- Dördüncü fıkra, Anayasa Mahkemesinin 15/3/2012 tarihli ve E.2011/116, K.2012/39 sayılı kararıyla "çocuk" yönünden iptal edilmiştir. Bu iptal, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 21/7/2012 tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir.
Bu iptaller sonucunda kanunda çocuğun babalık davası için öngörülmüş bir süre kalmamıştır.
Gerekçe maddenin ilk metnine aittir. Gerekçede anlatılan ve çocuğun bir yıllık dava süresinin kayyıma tebliğden veya erginlikten işlemeye başlayacağını öngören kural, iptal edilen ikinci fıkraya ilişkindir.