TMK Madde 300 – Hak düşürücü süreler
TMK Madde 300 metni
Tanıma / İptal davası / Hak düşürücü süreler
Madde 300
Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 300 gerekçesi
Maddenin ilk üç fıkrası, içerik itibarıyla, İsviçre Medenî Kanununun 260c maddesinin ilk iki fıkrasının büyük oranda aynısıdır. Madde, tanımanın iptali davasının tâbi olduğu hak düşürücü süreleri düzenlemektedir.
Birinci fıkrada, tanıyanın iptal davası açma hakkının yanılma veya aldatmanın öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve herhalde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşeceği hükme bağlanmıştır.
İkinci fıkrada, ilgililerin davası hakkının hak düşürücü süreleri yine bir ve beş yıl olarak düzenlenmiş; bir yıllık sürenin davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten, beş yıllık sürenin ise yine tanıma tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.
Üçüncü fıkrada çocuğun dava hakkının ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşeceği hüküm altına alınmıştır.
Son fıkrada ise, hak düşürücü süreler geçtiği hâlde davanın haklı bir sebeple açılamıyor olması durumu için, haklı sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir aylık ek süre tanınmaktadır. İsviçre Medenî Kanununun bu hükmünü karşılayan 260c maddesinin son fıkra hükmünde ise herhangi bir ek süreden söz edilmemektedir. Maddede, haklı sebep ortadan kalktıktan sonra davanın ne zamana kadar açılabileceğinin kanunda açıkça düzenlenmesi gerektiğinden hareketle, bir aylık bir süre belirlenmesi uygun görülmüştür.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tanımanın iptali davasının hangi süreler içinde açılması gerektiğini tanıyan, diğer ilgililer ve çocuk için ayrı ayrı düzenler.
Bu süreler hak düşürücü sürelerdir; geçmeleriyle dava hakkı tamamen sona erer ve hâkim süreyi kendiliğinden gözetir.
- Tanıyan, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Tanımanın üzerinden beş yıl geçmişse artık dava açamaz.
- Ana, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer, hem tanımayı hem de tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Bunlar için de tanımadan itibaren beş yıllık bir üst süre vardır.
- Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk için ayrıca beş yıllık üst süre öngörülmemiştir.
Dördüncü fıkra, süre haklı bir sebeple kaçırılmışsa bir aylık ek süre tanır. Bu durumda dava, gecikmeyi haklı kılan sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde açılmalıdır. Gerekçeye göre kaynak İsviçre Kanununda böyle bir ek süre yoktur; davanın ne zamana kadar açılabileceğini açıkça belirlemek için bir ay öngörülmüştür.
Bu süreler, ana ve babanın sonradan evlenmesiyle kurulan soybağına itirazda da kıyas yoluyla uygulanır (TMK m. 294/3). Soybağının reddi davasına ilişkin süreler ise ayrıca TMK m. 289 ve 291'de düzenlenmiştir.