TMK Madde 289 – Hak düşürücü süreler
TMK Madde 289 metni
Soybağının reddi / Hak düşürücü süreler
Madde 289
Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (…)18 içinde açmak zorundadır.
Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.19
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Değişiklik notları
- Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir. ↩
- 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Çocuk,” ibaresi “Ana doğumdan, çocuk ise” şeklinde değiştirilmiştir. ↩
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 289 gerekçesi
Madde soybağının reddi davasının tâbi olduğu süreyi, yürürlükteki Kanundan tamamen farklı bir şekilde yeniden düzenlemekte ve kısmen yürürlükteki Kanunun 242 ve 246 ncı maddelerini karşılamaktadır. Maddede İsviçre Medenî Kanununun 256c maddesi hükmüne paralel bir düzenleme getirilmiştir.
Birinci fıkrada, yürürlükteki Kanunun 242 nci maddesinde yer alan ve davanın dokunduğu menfaatler açısından çok kısa bir süre olan bir aylık süre yerine ve 1984 tarihli Öntasarının 224 üncü maddesindeki altı aylık süreden de farklı olarak, bir ve beş yıllık iki süre düzenlenmiştir. Bir yıllık süre kocanın, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Beş yıllık süre ise, her hâlde doğumdan itibaren işlemeye başlayacak olan bir süredir. Böylece koca, beş yıllık süre geçtikten sonra, bir yıllık süre henüz dolmamış yahut işlemeye başlamamış olsa bile, soybağının reddi davası açamayacaktır.
İkinci fıkrada, çocuğun dava hakkının tâbi olduğu süre, çocuğa dava hakkı tanıyan 1984 tarihli Öntasarının 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünden de farklı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Buna göre çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl dava açmak zorundadır.
Hem birinci ve hem de ikinci fıkrada düzenlenen süreler, hak düşürücü sürelerdir.
Üçüncü fıkrada ise, dava açmadaki gecikmenin haklı bir sebebe dayanması hâlinde, bir yıllık hak düşürücü sürenin bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. Haklı sebebin neler olabileceği fıkrada belirtilmemiş, herhangi bir olayın haklı sebep oluşturup oluşturmadığını belirleme konusunda hâkime takdir yetkisi verilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, soybağının reddi davasının koca, ana ve çocuk tarafından hangi süreler içinde açılması gerektiğini düzenler; bu süreler hak düşürücü sürelerdir.
Hak düşürücü süre, geçmesiyle hakkın tamamen sona erdiği süredir. Zamanaşımından farklı olarak karşı tarafın ileri sürmesine gerek yoktur; hâkim süreyi kendiliğinden gözetir. Süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir.
Bugünkü metne göre süreler şöyledir:
- Koca, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Sürenin başlaması için hem doğumun hem de babalığı şüpheye düşüren olgunun öğrenilmiş olması gerekir.
- Ana, doğumdan başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır.
- Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m. 11).
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Neyin haklı sebep sayılacağını kanun saymamıştır; hâkim somut olaya göre takdir eder.
Birinci fıkrada ilk metinde yer alan "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 25/6/2009 tarihli ve E.2008/30, K.2009/96 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle koca için doğumdan itibaren işleyen bir üst süre kalmamıştır; süre yalnızca öğrenme tarihine bağlıdır. Gerekçe, iptal edilen beş yıllık süreyi de anlatır.
İkinci fıkradaki "Çocuk," ibaresi 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla "Ana doğumdan, çocuk ise" şeklinde değiştirilmiş ve ananın dava süresi eklenmiştir. Bu değişiklik, ananın da soybağının reddi davası açabilmesiyle (TMK m. 286) bağlantılıdır. Gerekçe maddenin ilk metnine aittir ve ananın dava süresini kapsamaz.
Gerekçeye göre 743 sayılı eski Medenî Kanunda kocanın dava süresi bir aydı. Koca ölmüş, gaip sayılmış veya ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmişse diğer ilgililerin dava süreleri TMK m. 291'de ayrıca düzenlenmiştir.