TMK Madde 288 – Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme

TMK Madde 288 metni

Soybağının reddi / İspat / Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme

Madde 288

Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.

Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 288 gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 256b maddesinden esinlenen bu madde, yürürlükteki Kanunun 244 üncü maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrada, yürürlükteki metinden farklı olarak, yüzseksen günlük süre bir ölçü olarak öngörülmemiş ve sadece "evlenmeden önce ana rahmine düşmüşse" ibaresi kullanılmıştır. Çünkü, evlilik içinde ana rahmine düşmüş olma keyfiyetinin hangi durumda kabul edileceği, yüzseksen günlük süre ölçüsü de belirtilmek suretiyle zaten bir önceki maddede düzenlenmiştir ki, o maddenin zıt anlamı, evlenmeden önce ana rahmine düşmenin ne zaman söz konusu olacağını da ortaya koymaktadır. Ayrıca bu fıkrada, yürürlükteki metinden farklı olarak, ayrılığa hükmedildikten sonra ana rahmine düşmüş olma değil, "ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüş" olma şeklinde daha geniş bir ifade kullanılmış ve böylece 1984 tarihli Öntasarının 226 ncı maddesinde olduğu gibi fiilî ayrılık da hükmün kapsamına alınmış, burada da davacı olarak "koca" yerine "davacı" terimi kullanılmıştır. Hükme göre, çocuk evlenmeden önce veya eşlerin ayrı yaşaması sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının bu olguyu kanıtlaması yeterlidir.

İkinci fıkrada, 1984 tarihli Öntasarı ve İsviçre Medenî Kanunu örnek alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan "...birlikte ikametinin..." ifadesi yerine, "kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa ..." ibaresi kullanılmıştır. Böylece bu hükme göre, gebe kalma sırasında kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini koruyacaktır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, çocuk evlenmeden önce veya eşlerin ayrı yaşadığı dönemde ana rahmine düşmüşse soybağının reddi davasında davacının ispat yükünü hafifletir.

Soybağının reddi davasında davacı kural olarak kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır (TMK m. 287). Ancak çocuk, eşlerin birlikte olmadığı bir dönemde ana rahmine düşmüşse kocanın baba olma olasılığı zayıftır. Kanun bu nedenle iki hâlde davacının yalnızca gebe kalma zamanını ispatlamasını yeterli görür:

  • Çocuk evlenmeden önce ana rahmine düşmüşse. Evlenmeden başlayarak yüz seksen gün dolmadan doğan çocuk bu kapsamdadır (TMK m. 287/2).
  • Çocuk eşlerin ayrı yaşadığı dönemde ana rahmine düşmüşse. Ayrı yaşamanın mahkeme kararına dayanması gerekmez; eşlerin fiilen ayrı yaşaması yeterlidir.

Bu hâllerde davacının ayrıca kocanın baba olmadığını kanıtlaması gerekmez.

İkinci fıkra bu kolaylığın istisnasıdır. Gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtlar varsa babalık karinesi geçerliliğini korur. Bu durumda davacı, genel kurala dönülerek kocanın baba olmadığını ispatlamak zorunda kalır. Örneğin eşler ayrı evlerde yaşamakla birlikte görüşmeyi sürdürmüş ve birlikte zaman geçirmişlerse bu yönde kanıt bulunabilir.

Gerekçeye göre 743 sayılı eski Kanun yalnızca ayrılık kararından sonra ana rahmine düşmeyi düzenliyor ve kocanın karısıyla "birlikte ikameti" ölçüsünü kullanıyordu. Yeni metin fiilî ayrılığı da kapsar ve ölçü olarak cinsel ilişkiye dair inandırıcı kanıtları esas alır.

7531 sayılı Kanunla 2024'te ana da soybağının reddi davası açma hakkı kazandığından (TMK m. 286) bu kolaylık onun açtığı davada da uygulanır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir