TMK Madde 26 – Adın korunması

TMK Madde 26 metni

Kişiliğin korunması / Ad üzerindeki hak / Adın korunması

Madde 26

Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.

Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 26 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 25 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddede ve kenar başlıklarında "isim" yerine dilimizde daha yaygın bir uygulama alanı bulan ve daha güncel olan "ad" sözcüğü kullanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrası aslına uygun olarak arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası da aynı şekilde aslına uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin sadece "adın gasba karşı korunmasını", yani adın başkaları tarafından haksız olarak kullanılmasını düzenlediği göz önünde tutularak, "buna son verilme davasının" zarar ve kusur koşullarını gerektirmediği, oysa tazminat davalarının kusur koşullarına bağlı olduğu ifade edilmiştir. Maddenin bu fıkrasında manevî tazminat istemi, İsviçre Medenî Kanununun 29 uncu maddesine uygun olarak sadece bir miktar paranın verilmesine yönelik olmaktadır. Bu niteliği vurgulamak üzere "manevî tazminat ödenmesini" ifadesine yer verilmiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, kişinin adı üzerindeki hakkını korur: adının kullanılması çekişmeli olan kişi hakkının tespitini, adı haksız kullanılan kişi buna son verilmesini ve tazminat isteyebilir.

Ad, kişiyi başkalarından ayıran ve kişilik hakkının bir parçası olan işarettir. Koruma, nüfusta kayıtlı ad ve soyadının yanında, kişinin toplumda tanındığı takma ad veya sanatçı adı için de söz konusu olabilir.

Madde iki durumu ayırır:

  • Adın çekişmeli olması: Bir kişinin belirli bir adı taşıma hakkı başkası tarafından tartışılıyorsa, örneğin biri onun bu soyadını kullanamayacağını ileri sürüyorsa, kişi bu adı taşıma hakkının tespitini dava edebilir.
  • Adın haksız kullanılması: Başkası, kişinin adını hakkı olmadan kendisi için ya da bir ürün, işletme veya internet alan adı için kullanıyorsa ve bu durum karışıklığa yol açıyor ya da kişinin korunmaya değer bir çıkarını zedeliyorsa, adı kullanılan kişi buna son verilmesini isteyebilir.

Son verme davası için kusur ve zarar aranmaz. Tazminat istemleri ise kusura bağlıdır. Haksız kullanan kusurluysa, adı kullanılan kişi maddi zararının giderilmesini, uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa ayrıca manevi tazminat ödenmesini isteyebilir. Gerekçe, manevi tazminatın burada bir miktar para ödenmesi şeklinde olacağını vurgular.

Bu madde adın korunmasına özgü bir hükümdür. Kişilik hakkının genel olarak korunmasına ilişkin kurallar TMK m. 24 ve 25'te yer alır; adın değiştirilmesi ise TMK m. 27'nin konusudur.

Gerekçeye göre eski metindeki "isim" sözcüğü yerine "ad" sözcüğü kullanılmış ve madde aslına uygun olarak yeniden yazılmıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir