TMK Madde 27 – Adın değiştirilmesi
TMK Madde 27 metni
Kişiliğin korunması / Ad üzerindeki hak / Adın değiştirilmesi
Madde 27
Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.
(Değişik ikinci fıkra:14/11/2024-7532/12 md.) Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Bu ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı, mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır.1
Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
Değişiklik notları
- Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E.: 2025/120; K.: 2025/270 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…” ibaresi ve ikinci cümlesi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (1/1/2027) yürürlüğe girceği hüküm altına alınmıştır. ↩
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 27 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 26 ncı maddesini karşılamaktadır.
Madde kenar başlığı ile birlikte sadeleştirilmek amacıyla yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Nüfusta kayıtlı ad, kişinin kendi isteğiyle değiştirilemez; değişiklik ancak mahkeme kararıyla yapılır. Bunun için haklı bir sebep gösterilmesi gerekir. Haklı sebep, adın taşıyan kişi için gerçek bir sıkıntı doğurmasıdır. Adın gülünç veya küçük düşürücü olması ya da kişinin çevresinde yıllardır başka bir adla tanınması bunun tipik örnekleridir. Hâkim her başvuruyu kendi koşulları içinde değerlendirir.
Değişikliğe karar verilince yeni ad nüfus siciline işlenir. İkinci fıkra 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunla değiştirilmiş, kararın Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan edilmesi ve ilanda yer alacak bilgiler bu değişiklikle düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihli ve E.2025/120, K.2025/270 sayılı kararıyla portalda ilana ilişkin ibareyi ve ilanın içeriğini sayan ikinci cümleyi iptal etmiştir. İptal 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanun koyucu bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yapmazsa fıkrada yalnızca nüfus siciline kayıt kuralı kalacaktır.
Adın değişmesi kişinin hukuki durumunu etkilemez. Soybağı, medeni hâl ve vatandaşlık olduğu gibi kalır; kişinin eski adıyla üstlendiği borçlar ve kazandığı haklar da devam eder.
Ad değişikliğinden zarar gören üçüncü bir kişi, örneğin aynı adın kendisiyle karıştırılmasına yol açıldığını ileri süren biri, değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Bu dava, değişikliğin öğrenildiği günden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Adın başkası tarafından haksız kullanılmasına karşı koruma ise TMK m. 26'da düzenlenmiştir. Gerekçe maddenin ilk metnine aittir; 2024 değişikliğini ve Anayasa Mahkemesi kararını kapsamaz.