TMK Madde 254 – İptal veya boşanma hâlinde
TMK Madde 254 metni
Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Aile konutu ve ev eşyası / İptal veya boşanma hâlinde
Madde 254
Evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi hâlinde, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda eşler anlaşabilirler. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir.
Eşlerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyasını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamamaları hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verir; bu kararında kalma ve kullanma süresini belirleyerek tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir.
Hâkim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması hâlinde, diğer taraf hâkimden, kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.
Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hâkim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 254 gerekçesi
Maddeyle, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi üzerine, kanunen paylaşmaya tâbi olan ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş olan konut ve ev eşyasının paylaşmadan sonra nasıl kullanılacağı düzenlenmektedir. Bu hususun iptal veya boşanma davası sonunda çözümlenmesi, eşlerin gerek ekonomik ve gerekse psikolojik gelecekleri bakımından zorunludur. Burada sözü edilen paylaşmanın fiilî değil hukukî paylaşma olduğu kuşkusuzdur. Eşler arasında eşit olarak paylaşmaya konu olan ve ailenin ortak kullanımına özgülenen aile konutunda kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda aralarında anlaşabileceklerdir. Eşlerin bu konuda anlaşamamaları hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, somut olayın özelliklerine göre eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa özellikle çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin ve ne kadar süreyle sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verecektir.
Ayrıca, konutta kalma hakkını elde eden eşin bu hakkının tapu kütüğüne şerh edileceği belirtilmekte, diğer eşin bu konutu satış suretiyle el değiştirerek diğer eşin bu yararlanmasını ortadan kaldırması engellenmektedir. Bu şerh süreli olarak verilecek ve sürenin sonunda kendiliğinden sona erecektir. Ancak, şerh süresinin sona ermesinden önce de konutta kalma ve ev eşyasını kullanma hakkı bulunan eşin durumunda değişiklik olması hâlinde diğer taraf hâkimden durumun değiştirilmesini isteyebilecektir.
Maddenin son fıkrası ile eşlerin birlikte yaşadıkları konutun kiralık olması hâlinde, hâkimin, kiracı sıfatına sahip olmayan eşe kullanım hakkını verebileceği ve kira sözleşmesini bu yönde değiştirebileceği kabul edilmiştir. Burada kira sözleşmesinin taraflarında hâkim kararıyla değişiklik söz konusu olacaktır. Madde, bu durumda hâkimin, iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvence altına alabilme yetkisini de hükme bağlamıştır. Örneğin hâkim, kiracı tarafından verilen güvencelerin yerine; yeni eşin kiracılık sıfatının başlaması üzerine güvencenin bu eş tarafından verilmesine karar verebilir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, paylaşmalı mal ayrılığında evlilik iptal veya boşanmayla sona erdiğinde aile konutunda kimin kalacağını ve ev eşyasını kimin kullanacağını düzenler.
Hüküm yalnız paylaşmalı mal ayrılığı rejimine tâbi eşler için geçerlidir ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş, TMK m. 250'ye göre eşit paylaşmaya konu olan konutu kapsar. Gerekçeye göre buradaki paylaşma fiilî değil hukukî bir paylaşmadır; konutta kimin yaşamaya devam edeceği ayrıca belirlenir.
Önce eşlerin anlaşması esastır. Eşler, konutta hangisinin kalacağını ve ev eşyasını hangisinin kullanacağını kendi aralarında kararlaştırabilir. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir. Şerh, hakkın tapu kaydına işlenmesidir; böylece konut sonradan satılsa bile hak yeni malike karşı da ileri sürülebilir.
Eşler anlaşamazsa ve hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, iptal veya boşanma kararıyla birlikte bu konuyu re'sen, yani taraflardan bir istem gelmese de karara bağlar. Bunu yaparken olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatini göz önünde tutar. Hâkim kalma ve kullanma süresini de belirler ve şerh için kararı tapu müdürlüğüne (metinde eski adıyla tapu memurluğu) bildirir.
Hak, hâkim aksine karar vermedikçe belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Süre dolmadan haktan yararlanan eşin durumu değişirse diğer eş kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.
Son fıkra kiralık konutu düzenler. Eşler konutta kira ile oturuyorsa hâkim, gerektiğinde kira sözleşmesinde kiracı olmayan eşin konutta kalmasına karar verebilir. Bu durumda kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye alacak düzenlemeyi de iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen yapar. Gerekçe, kiracı eşin verdiği güvence yerine yeni kiracı eşten güvence alınmasını örnek gösterir.
Evlilik sürerken aile konutunun korunması TMK m. 194'te düzenlenmiştir. Ölüm hâlinde sağ kalan eşin konut ve ev eşyası üzerindeki hakları ise TMK m. 255'tedir.