TMK Madde 253 – Paylaştırma yöntemi
TMK Madde 253 metni
Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Aileye özgülenen mallar / Paylaştırma yöntemi
Madde 253
Paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır. Buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir.
Denkleştirme bedelinin derhal ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 253 gerekçesi
Burada paylaştırma istemi karşısında, aynen taksimin mümkün olmaması hâline benzer bir hüküm getirilmiştir. Böyle bir olanaksızlık hâlinde, malik olan eşe aynen 564 üncü maddede olduğu gibi bir seçim hakkı tanımıştır. İlgili eş, ya malı verip kendi payını bedel olarak isteyebilecek, ya da malı alıp istem sahibine bedel ödeyecektir. Bu fıkraya göre, eşlerden her biri paylaşmadan kaynaklanan alacağına mahsuben, yetmezse üstünü tamamlamak suretiyle, birlikte yaşamış oldukları konutun kendisine bırakılmasını isteyebilecektir.
Maddenin ikinci fıkrası paylaştırma konusu mala ilişkin borçların mevcudiyeti hâlinde, bu borçların çıkarılmasından sonra kalan net değer üzerinden paylaşıma hükmedileceğini öngörmektedir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, paylaşmalı mal ayrılığında aileye özgülenmiş malların nasıl paylaştırılacağını, denkleştirme bedelinin hesabını, ödemenin ertelenmesini ve faizi düzenler.
Birinci fıkraya göre paylaştırmanın ayın olarak, yani malların kendilerinin eşler arasında bölüştürülmesi yoluyla yapılması asıldır. Örneğin aile otomobili bir eşe, yazlık diğer eşe verilebilir. Bu mümkün değilse ya da paylar denk düşmüyorsa, eşlerden biri diğerine bedel ödeyerek paylar denkleştirilir. Ödenecek bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerine, yani piyasa değerine göre hesaplanır. Paylaşıma konu malların edinilmesinden doğan borçlar, örneğin aile konutu için çekilmiş ve henüz ödenmemiş konut kredisi, bu değerden düşülür. Böylece paylaşma net değer üzerinden yapılır.
İkinci fıkraya göre bedelin hemen ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlük doğuracaksa, borçlu eş ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Üçüncü fıkraya göre aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren denkleştirme bedeline faiz işler. Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence de istenebilir.
Maddenin bugünkü metni, TBMM Adalet Komisyonunda edinilmiş mallara katılmaya ilişkin TMK m. 239 ile paralellik sağlamak amacıyla üç fıkra olarak yeniden yazılmıştır. Hükümet tasarısında, ayın olarak paylaştırma mümkün değilse malik eşe, diğer eşin payını parayla ödemek ya da malı ona verip kendi payını parayla istemek arasında bir seçim hakkı tanınıyordu. Gerekçe bu ilk metne aittir; seçim hakkına ilişkin açıklaması bugünkü metinde karşılık bulmaz, erteleme ve faize ilişkin fıkraları ise kapsamaz.
Aile konutu ve ev eşyasının boşanma veya ölüm hâlinde kimde kalacağı ayrıca TMK m. 254 ve 255'te düzenlenmiştir.