TMK Madde 239 – Ödeme ve ertelenmesi
TMK Madde 239 metni
Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Katılma alacağının ve değer artış payının ödenmesi / Ödeme ve ertelenmesi
Madde 239
Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.
Katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 239 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 218 inci maddesini karşılamaktadır.
Eşlerden birinin katılma alacağının derhâl ödenmesi, borçluyu ciddî güçlüklere sokabilir. Borçlunun bir ticarî işletme işletmesi ve nakit sıkıntısı çekmesi hâlinde böyle bir durum söz konusudur. Bu tür sakıncaları gidermek amacıyla maddenin birinci fıkrasında katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesinin borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracağı hâllerde, borçlu eşe ödemelerin uygun süre ertelenmesini isteme yetkisi tanınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrası katılma alacağı ve değer artış payına, aksine anlaşma olmadıkça faiz yürütülmesini ve durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde borçlu eşten güvence istenmesini kabul etmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, katılma alacağının ve değer artış payının para veya mal verilerek ödenebileceğini, ödemenin ertelenmesini, faizi ve güvenceyi düzenler.
Birinci fıkraya göre bu alacaklar para olarak ödenebileceği gibi ayın olarak, yani bir malın mülkiyeti devredilerek de ödenebilir. Ayın olarak ödemede malın sürüm değeri, yani piyasa değeri esas alınır. Bir mesleğin icrasına ayrılmış birimlerin, örneğin bir muayenehane veya atölyenin, ve işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir; bunlar parçalanarak ödemeye konu edilmemelidir.
İkinci fıkra borçlu eşi korur. Alacağın hemen ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlük doğuracaksa, örneğin bunun için işletmesini veya oturduğu evi satması gerekecekse, borçlu eş ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Üçüncü fıkraya göre eşler aksini kararlaştırmamışsa tasfiyenin sona ermesinden itibaren alacağa faiz işler. Durum ve koşullar gerektiriyorsa, özellikle ödeme ertelenmişse, borçludan güvence de istenebilir. Güvence, ipotek veya kefalet gibi ödemeyi garanti altına alan bir teminattır.
Hükümet tasarısında madde yalnız erteleme, faiz ve güvenceye ilişkin iki fıkradan oluşuyordu. Paranın yanında ayın olarak ödemeyi düzenleyen birinci fıkra TBMM Adalet Komisyonunda eklenmiş, kenar başlık da "Ödemenin ertelenmesi" iken "Ödeme ve ertelenmesi" olarak değiştirilmiştir. Gerekçe tasarının ilk metnine aittir; gerekçede birinci ve ikinci fıkra olarak anılan hükümler bugün ikinci ve üçüncü fıkralardır.
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde denkleştirme bedelinin ödenmesi için benzer kurallar TMK m. 253'te yer alır.