TMK Madde 238 – İptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında

TMK Madde 238 metni

Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Artık değere katılma / Sözleşmeye göre / İptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında

Madde 238

Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 238 gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 217 nci maddesini karşılamaktadır.

Evlenmeyi sürdürmek asıl olduğundan eşler genelde boşanmayı düşünmezler. Mal rejimi sözleşmesinde öngörülen farklı paylaşım şekilleri, özünde bundan yararlanan eşe bir atıfet, mükâfat niteliğindedir. Dolayısıyla buna ilişkin sözleşme hükümlerinin boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle son bulması veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş hâllerinde uygulanabilmesi için, bunun sözleşmede açıkça öngörülmüş olması gerekir. Bu nedenle maddede eşler arasındaki evliliğin iptali veya boşanma sebepleriyle veya edinilmiş mallara katılma rejimi yerine mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş durumunda artık değere katılmanın farklı oranlarda olacağına ilişkin bir anlaşmanın geçerli olabilmesi, mal rejimi sözleşmesinde bu hususun açık bir şekilde belirtilmiş olması koşuluna bağlanmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 217 nci maddesinde boşanma ve evliliğin iptali yanında ayrılık hâli de sayılmıştır. Fakat ayrılık ile evlilik sona ermediğinden bu konuda düzenleme yapılmamıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Boşanma, iptal veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında, artık değerin farklı paylaşılmasına ilişkin sözleşme hükmü ancak bu hâller için açıkça öngörülmüşse geçerlidir.

Eşler mal rejimi sözleşmesiyle artık değerin yarı yarıya paylaşılması kuralından ayrılabilir (TMK m. 237). Gerekçeye göre bu tür anlaşmalar çoğunlukla eşlerden birini, özellikle evlilik ölümle sona erdiğinde sağ kalan eşi gözetmek amacı taşır. Eşlerin aynı sonucu evlilik bir mahkeme kararıyla bittiğinde de isteyip istemediği belli değildir. Kanun bu nedenle bir yorum kuralı koymuştur.

Mahkemenin evliliği boşanma veya iptal sebebiyle sona erdirdiği ve mal ayrılığına geçilmesine karar verdiği (TMK m. 206) hâllerde, sözleşmedeki farklı paylaşma esası ancak sözleşmede bu hâller için de uygulanacağı açıkça yazılmışsa geçerlidir. Böyle açık bir ifade yoksa bu hâllerde TMK m. 236'daki yasal paylaşma uygulanır ve her eş diğerinin artık değerinin yarısını alır.

Bu nedenle mal rejimi sözleşmesinde, farklı paylaşma oranının hangi sona erme hâllerinde uygulanacağı ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Örneğin yalnız "artık değerin tamamı sağ kalan eşe kalır" diyen bir sözleşme, boşanmada yasal paylaşmanın uygulanmasını engellemez.

Gerekçede belirtildiği gibi İsviçre'deki karşılık hükümde mahkemenin verdiği ayrılık kararı da sayılır. Ayrılık evliliği sona erdirmediği için Türk hukukunda bu hâle yer verilmemiştir.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir