TMK Madde 229 – Eklenecek değerler
TMK Madde 229 metni
Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Eşlerin paylarının hesaplanması / Eklenecek değerler
Madde 229
Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 229 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır.
İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesi iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkra iki bent hâlinde olup; aynen alınmıştır. Buna karşılık İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu tür kazandırma ve devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda, kararın, dava kendisine ihbar edilmişse bu devir ve kazandırmalardan yararlanan için verileceği"ne ilişkin hüküm alınmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda davanın üçüncü kişiye ihbarıyla ilgili hükümler mevcut olduğundan, bu genel hükümler varken ayrıca böyle bir hükme gerek olmadığı düşünülmüştür.
Maddede eşlerin edinilmiş mallarına ilâvesi gerekli değerler iki bent hâlinde sayılmıştır.
Tasfiyenin adil bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için eşlerin bazı işlemlerle devrettiği edinilmiş mallara ait malvarlığı değerlerin tasfiye sırasında edinilmiş mallara eklenmelidir. Eşlerden her biri diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alacağından, diğerinin bu payı azaltmak maksadıyla yaptığı tasarrufların tasfiye sırasında hesaba katılması zorunludur. Bu nedenle (1) numaralı bentte, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaların edinilmiş mallara ek değer olarak eklenmesi öngörülmüştür. İsviçre Medenî Kanununda mal rejiminin sona ermesinden önceki beş yıl içinde yapılan kazandırmaların edinilmiş mallara eklenmesi kabul edilmiştir. Bu hüküm mirasta tenkise tâbi tasarruflara ilişkin 565 inci maddenin (3) numaralı bendi hükmüne paralel olarak kaleme alınmıştır. İsviçre'de tenkisle ilgili bu maddeyi karşılayan İsviçre Medenî Kanununun 527 nci maddesinin (3) numaralı bendinde de bizden farklı olarak beş yıllık süre esas alınmıştır. Tenkisle ilgili olarak 563 inci madde ile paralellik sağlamak üzere, bu maddede, İsviçre'den farklı olarak son beş yıl içindeki değil son bir yıl içindeki kazandırmaların edinilmiş mallara ilâvesi kabul edilmiştir.
Maddenin (2) numaralı bendinde, edinilmiş mallara eklenmesi gereken değerlerden ikincisi olarak, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin payını azaltmak amacıyla yaptığı devirler değerlendirilmiştir. Burada da bir önceki bentte olduğu gibi mirasta tenkise tâbi tasarruflar arasında yer alan "saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan temliklere" benzer bir hüküm getirilmiştir. Eşlerden birinin mal rejiminin devam ettiği süre içinde diğer eşin edinilmiş mallardan pay almasını azaltmak üzere yaptığı devirler de tasfiye sırasında edinilmiş mallara, hiç devir edilmemiş gibi eklenecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, bir eşin diğer eşin katılma alacağını azaltacak biçimde yaptığı bazı karşılıksız kazandırma ve devirlerin, tasfiyede edinilmiş mallara hesaben eklenmesini düzenler.
Katılma alacağı, her eşin diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki hakkıdır (TMK m. 236). Bir eş, evlilik sona ermeden önce mallarını başkalarına bağışlayarak veya devrederek artık değerini, dolayısıyla diğer eşin alacağını küçültebilir. Madde bunu önlemek için iki tür işlemi hesaba geri katar:
- Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar. Karşılıksız kazandırma, bağış gibi karşılığında bir şey alınmadan yapılan işlemdir. Doğum günü veya bayram hediyesi gibi olağan hediyeler bu kapsama girmez.
- Mal rejimi devam ederken, ne zaman yapıldığına bakılmaksızın, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler. Burada kastın ispatı gerekir.
Ekleme hesap üzerinde yapılır. Devredilen mal üçüncü kişiden kendiliğinden geri alınmaz; değeri, hiç devredilmemiş gibi edinilmiş mallara eklenir. Bu değer, malın devredildiği tarihe göre hesaplanır (TMK m. 235/2). Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa alacaklı eş, eksik kalan kısmı kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden isteyebilir (TMK m. 241).
Son fıkraya göre bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin davada verilen karar, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, işlemden yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir. Bu fıkra hükümet tasarısında yoktu; TBMM Adalet Komisyonunda eklenmiştir. Gerekçe tasarının ilk metnine ait olduğundan böyle bir hükme gerek görülmediğini söyler; bugünkü metin bakımından bu açıklama geçerliliğini yitirmiştir. Komisyon ayrıca ikinci bentteki "payını" ifadesini "katılma alacağını" olarak değiştirmiştir.
Bir yıllık süre, mirasta tenkise tâbi bağışlamalar için öngörülen süreyle uyumludur (TMK m. 565/3). Gerekçede belirtildiği gibi İsviçre hukukunda bu süre beş yıldır.