TMK Madde 20 – Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri
TMK Madde 20 metni
Genel olarak / Yerleşim yeri / Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri
Madde 20
Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.
Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 20 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 20 nci maddesini karşılamaktadır.
Madde 1984 tarihli öntasarının 20 nci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen yerleşmek niyeti olmaksızın geçici olarak oturduğu yer, yani "hâlen oturduğu yer" onun yerleşim yeri sayılacaktır. Bu hüküm herkesin mutlaka bir yerleşim yeri edinmesi zorunluluğunun bir sonucudur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, yerleşim yerinin ancak yenisinin edinilmesiyle değişeceğini ve yerleşim yeri belirlenemeyen kişinin oturduğu yerin yerleşim yeri sayılacağını düzenler.
Birinci fıkraya göre kişi, yeni bir yerleşim yeri edinmedikçe eski yerleşim yerini kaybetmez. İzmir'deki evinden ayrılan ve yeni bir şehirde henüz kalıcı olarak yerleşmemiş kişinin yerleşim yeri, yeni yerleşim yeri edinene kadar İzmir olmaya devam eder. Böylece kimse yerleşim yeri olmadan kalmaz.
İkinci fıkra, iki durumda kişinin hâlen oturduğu yeri yerleşim yeri sayar:
- kişinin önceki yerleşim yeri belli değilse,
- kişi yabancı ülkedeki yerleşim yerini bırakmış ama Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemişse.
Oturma yeri, kişinin sürekli kalma niyeti olmadan, geçici olarak bulunduğu yerdir. Gerekçe bu hükmü, herkesin mutlaka bir yerleşim yeri olması gerektiği ilkesinin sonucu olarak açıklar.
İkinci fıkra, yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapanlar için doğrudan uygulanır. Almanya'daki yerleşim yerini bırakıp Türkiye'ye gelen ve henüz bir yere kalıcı olarak yerleşmemiş kişinin, örneğin geçici olarak akrabalarının yanında kaldığı yer bu dönemde onun yerleşim yeri sayılır. Buna karşılık yurt dışındaki yerleşim yerini bırakmadan Türkiye'de tatil veya kısa süreli bir iş için bulunan kişinin yerleşim yeri, birinci fıkra gereği yurt dışında kalmaya devam eder.