TMK Madde 194 – Aile konutu

TMK Madde 194 metni

Eşlerin hukukî işlemleri / Aile konutu

Madde 194

Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.17

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.

Değişiklik notları

  1. 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “şerhin verilmesini” ibaresinden sonra gelmek üzere “tapu müdürlüğünden” ibaresi eklenmiştir. ↩

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 194 gerekçesi

Bu madde ile İsviçre Medenî Kanununun 169 uncu maddesine uygun olarak eşlerin hukukî işlemlerinde 193 üncü maddeyle kabul edilen genel kuralın bir istisnasına yer verilmiştir. Madde eşlerin aile konutlarıyla ilgili hukukî işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesine istisna getirmiş ve böylece, aile konutu ile ilgili bazı hukukî işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kabul edilmiştir. Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır. Bu nedenle bu denli önemli bir malvarlığıyla ilgili olarak eşlerin tek başlarına hukukî işlemleri yapması diğer eşin önemli yararlarını etkileyebilir. Bunun sonucu olarak madde, konutla ilgili kira sözleşmesinin feshini, bu konutun başkalarına devrini ya da konut üzerindeki hakları ve buna benzer diğer hukukî işlemlerle tamamen ya da kısmen sınırlanmasını diğer eşin rızasına bağlamıştır.

Maddede, aile konutunu eşlerden birinin kiralaması hâlinde, diğer eşin bir bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelmesi öngörülmektedir. Bu konu İsviçre Medenî Kanununda 7 Temmuz 1998 tarihli Kanunla yapılan değişiklikle "boşanmanın sonuçları" ile ilgili 121 inci maddede üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Ancak bizde evliliğinin devamı sırasında da kira sözleşmesine taraf olmayan eşin mağdur olması gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle söz konusu hüküm evlenmenin hükümleri kısmında ele alınmıştır.

Diğer eşin kanunun kendisine tanımış olduğu rıza verme yetkisini haklı sebep olmaksızın eşinden esirgemesi, bu yolla hakkını kötüye kullanması mümkündür. Bunun önlenmesi için de maddenin ikinci fıkrasında böyle bir rızaya muhtaç olan eşe hâkime başvurma yetkisi tanınmıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin feshi, konutun devri ve konut üzerindeki hakların sınırlanması gibi işlemleri diğer eşin açık rızasına bağlar.

Aile konutu, eşlerin ortak hayatlarını sürdürdükleri ve yaşamlarının merkezi olan konuttur. Konutun hangi eşe ait olduğu ya da kira ile tutulmuş olması sonucu değiştirmez; koruma eşlerin mal rejimi ne olursa olsun uygulanır. Konut, evlilik sürdükçe ve boşanma davası devam ederken de bu niteliğini korur.

Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan şu işlemleri yapamaz:

  • aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshetmek,
  • aile konutunu satış, bağış gibi yollarla başkasına devretmek,
  • konut üzerindeki hakları sınırlamak, örneğin konut üzerinde ipotek veya intifa hakkı kurmak.

Rızası alınmadan yapılan işlemin geçersizliğini diğer eş dava yoluyla ileri sürebilir. Rıza hastalık veya ulaşılamama gibi sebeplerle alınamıyorsa ya da diğer eş haklı bir sebep olmadan rıza vermiyorsa, işlemi yapmak isteyen eş hâkimden izin isteyebilir.

Konutun maliki olmayan eş ek bir güvenceye sahiptir. Bu eş, tapu kütüğüne konutun aile konutu olduğuna dair şerh verilmesini isteyebilir. 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunla fıkraya "tapu müdürlüğünden" ibaresi eklenmiş, böylece bu istemin doğrudan tapu müdürlüğüne yapılabileceği açıklığa kavuşmuştur. Şerh, konutu satın alan veya üzerinde ipotek kuran kişinin konutun aile konutu olduğunu bilmediğini ileri sürmesini engeller.

Konut kira ile tutulmuşsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiraya verene yapacağı bir bildirimle sözleşmenin tarafı olur. Bu durumda kira borcundan diğer eşle birlikte müteselsilen sorumludur. Kiracı eşin sözleşmeyi diğer eşin rızası olmadan feshedemeyeceği ise birinci fıkradan çıkar.

Gerekçe maddenin ilk metnine aittir; 2014 değişikliğini kapsamaz.

Aile konutu, ailenin hayatını fiilen sürdürdüğü konuttur. Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir ailenin Türkiye'de yalnızca izinlerde kullandığı ev kural olarak aile konutu sayılmaz.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir