TMK Madde 18 – Kayın hısımlığı
TMK Madde 18 metni
Genel olarak / Hısımlık / Kayın hısımlığı
Madde 18
Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.
Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 18 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 18 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddenin kenar başlığında kullanılan "Sıhrî hısımlık" yerine Ülkemizde halk arasında çok yaygın olan ve dilimize yerleşmiş bulunan "Kayın hısımlığı" terimi kullanılmıştır.
Madde daha anlaşılır biçimde yeniden kaleme alınmış, ikinci fıkradaki "Evlenmenin zevaliyle, sıhrî hısımlık zail olmaz." hükmü yerine amacı daha iyi ifade etmek üzere bu hısımlığı meydana getiren evliliğin sona ermesinin hısımlık ilişkisini ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, kayın hısımlığının nasıl kurulduğunu ve onu doğuran evlilik sona erse bile devam ettiğini düzenler.
Kayın hısımlığı, evlilik yoluyla kurulan hısımlıktır. Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında doğar. Türü ve derecesi, diğer eşin o kişiyle olan kan hısımlığına göre belirlenir (TMK m. 17). Örneğin bir kişi ile eşinin annesi arasında birinci derece üstsoy-altsoy kayın hısımlığı, bir kişi ile eşinin kardeşi arasında ikinci derece yansoy kayın hısımlığı vardır.
Kayın hısımlığı yalnızca eş ile diğer eşin kan hısımları arasında kurulur. Bir eşin kan hısımları ile diğer eşin kan hısımları arasında hısımlık doğmaz. Bu yüzden iki kardeşin eşleri (bacanaklar veya eltiler) birbirinin kayın hısımı değildir; eşlerin ana babaları da birbirlerinin hısımı sayılmaz. Eşler arasında da hısımlık değil, evlilik ilişkisi vardır.
İkinci fıkraya göre kayın hısımlığı, onu doğuran evlilik boşanma veya ölümle sona erse de ortadan kalkmaz. Bu kuralın en önemli sonucu evlenme yasağıdır: evlilik sona ermiş olsa bile bir kişi eski eşinin üstsoyu veya altsoyu ile evlenemez (TMK m. 129). Örneğin boşanan bir kişi, eski eşinin annesi veya babasıyla ya da eski eşinin başka bir evlilikten olan çocuğuyla evlenemez.
Kayın hısımlığı mirasçılık doğurmaz; kayın hısımları birbirinin yasal mirasçısı değildir.
Gerekçe, eski metindeki "sıhrî hısımlık" terimi yerine halk arasında yaygın olan "kayın hısımlığı" teriminin seçildiğini açıklar.