TMK Madde 174 – Maddî ve manevî tazminat
TMK Madde 174 metni
Karar / Boşanmada tazminat ve nafaka / Maddî ve manevî tazminat
Madde 174
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 174 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 143 üncü maddesini karşılamaktadır.
Maddenin birinci fıkrası boşanma nedeniyle maddî tazminatı düzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklı şekilde davacının kusursuz olması mutlak bir şart olarak aranmamış, daha az kusurlu olan tarafın da bu davayı açabilmesi kabul edilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrası boşanma nedeniyle manevî tazminatı düzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklı olarak davacının kusursuz olması şartı yasadan çıkarılmış, davalının kusurlu olması yeterli görülmüştür. Davalının kusurlu olması şartının arandığı her olayda, davacının kusursuz olması gerekeceğinden böyle bir koşulun maddede yer almasına gerek görülmemiştir. Davacının da boşanmada kusurunun bulunması genel hükümler gereğince Borçlar Kanununun 42 nci madde ve devamı hükümlerinin uygulanması sonucu tazminattan indirim ya da tazminata hiç hükmetmeme sebebi sayılacaktır.
Maddenin her iki fıkrasında da yürürlükteki maddeden farklı "eş" sözcüğü yerine "taraf" sözcüğü kullanılmıştır. Zira maddî ve manevî tazminat davası, boşanma kararından sonra da açılabilen bir davadır. Bu durumda boşanmış eşlere hâlen "eş" demek mümkün değildir. Bu nedenle, bu hâli de kapsayacak şekilde maddedeki "eş" sözcüğü yerine "taraf" sözcüğü kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, boşanma nedeniyle istenebilecek maddî ve manevî tazminatı düzenler. İki tazminat türü farklı zararları karşılar ve farklı şartlara bağlıdır.
Maddî tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafa ödenir. Mevcut menfaat, evlilik sürerken eşin yararlandığı imkânlardır; diğer eşin sağladığı geçim ve sosyal güvenlik bunun örneğidir. Beklenen menfaat, evlilik sürseydi ileride elde edilecek yararlardır; eşin ölümü hâlinde doğacak mirasçılık hakkı gibi. Şartlar şunlardır:
- Tazminat isteyen taraf kusursuz veya diğerinden daha az kusurlu olmalıdır.
- Tazminat ödeyecek taraf kusurlu olmalıdır.
- Menfaatin zedelenmesi boşanmadan kaynaklanmalıdır.
Manevî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa ödenir. Kişilik hakkı, kişinin onuru, vücut bütünlüğü, sağlığı ve özel hayatı gibi kişisel değerlerini kapsar. Şiddet, ağır hakaret veya sadakatsizlik bu tür bir saldırı oluşturabilir. Davalının kusurlu olması gerekir. Kanun davacının kusursuz olmasını ayrıca şart koymaz; gerekçeye göre davacının da kusurlu olması genel hükümler uyarınca tazminattan indirim yapılmasına veya hiç tazminata hükmedilmemesine yol açabilir.
Her iki tazminatın da "uygun" miktarda olması gerekir. Miktarı hâkim, somut olayın koşullarını ve hakkaniyeti gözeterek belirler. Tazminat boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi boşanma kararından sonra ayrı bir davayla da istenebilir. Bu dava hakkı boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Maddî tazminat toptan veya irat biçiminde ödenebilir; manevî tazminat ise irat biçiminde ödenemez (TMK m. 176).
Gerekçe, eski Kanundan farklı olarak maddî tazminatta daha az kusurlu tarafa da hak tanındığını, manevî tazminatta davacının kusursuz olması şartının kaldırıldığını ve boşanmış kişiler artık eş olmadığından "eş" yerine "taraf" sözcüğünün kullanıldığını açıklar. Gerekçede anılan Borçlar Kanunu, o tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Kanundur; bugün yerini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu almıştır. Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.