TMK Madde 164 – Terk
TMK Madde 164 metni
Boşanma sebepleri / Terk
Madde 164
Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
Değişiklik notları
- 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri eklenmiştir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 164 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 132 nci maddesini karşılamaktadır.
Maddede iki önemli değişiklik yapılmıştır. Yürürlükteki maddede üç ay olarak öngörülmüş olan terk süresi altı aya çıkarılmıştır. Sürenin uzatılması, ortak konutu terk etmiş olan eşe düşünme süresi olarak daha fazla zaman sağlayacaktır. Pek de önemli olmayan sebeplerle ortak konutu terk eden eşler, zaman geçtikçe yaptıkları davranışın doğru olmadığını, böyle bir sebeple evliliği sona erdirmenin giderilmesi (telafisi) mümkün olmayacak bir hata olacağını anlayacaklardır. Kaynak Kanunda bu süre iki yıl olarak öngörülmüştür.
İkinci değişiklik ihtardan sonra dava açılabilmesi için aranan sürenin bir aydan iki aya çıkarılmış olmasıdır. Eğer davada hakkı olan eş, terk eden eşin eve dönmesinin yararlı olacağına inanıyorsa, mahkeme kanalıyla dördüncü ayın sonunda, iki ay içerisinde ortak konuta dönmesi için ihtarda bulunabilecektir. Maddede ayrıca bu ihtarın gerektiğinde ilân yoluyla da yapılmasına imkân tanınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, eşlerden birinin ortak konutu terk etmesini özel bir boşanma sebebi olarak düzenler. Terk sebebiyle dava açılabilmesi için kanundaki şartların ve sürelerin sırayla gerçekleşmesi gerekir.
Şartlar şunlardır:
- Eş, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmiş ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olmalıdır.
- Ayrılık en az altı ay sürmüş olmalı ve hâlâ devam etmelidir.
- Terk edilen eşin istemi üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış olmalıdır.
Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Örneğin eşini evden kovan veya kilidi değiştirerek eve girmesini engelleyen eş, terk eden eş konumundadır.
İhtarın içeriği ve zamanı ikinci fıkrada düzenlenmiştir. Hâkim veya noter, terkin haklı olup olmadığını incelemeden, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmezse doğacak sonuçları bildirir. İhtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz. Bu nedenle dava ancak ayrılık en az altı ay sürdükten sonra açılabilir.
Haklı bir sebeple ayrı yaşayan eş terk etmiş sayılmaz. Ortak hayat eşin kişiliğini, ekonomik güvenliğini veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürdüğü sürece eşin ayrı yaşama hakkı vardır (TMK m. 197). Terk mutlak bir boşanma sebebidir; şartları gerçekleşmişse ayrıca evliliğin çekilmez hâle geldiğinin ispatı gerekmez.
İhtarı noterin de yapabilmesi sonradan getirilmiştir. 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunla birinci ve ikinci fıkralardaki "hâkim" ibarelerinden sonra "veya noter" ibareleri eklenmiştir. Gerekçe maddenin ilk metnine aittir ve yalnızca hâkim aracılığıyla yapılan ihtarı esas alır. Gerekçe ayrıca eski Kanunda üç ay olan terk süresinin altı aya, ihtardan sonra dava için beklenecek sürenin bir aydan iki aya çıkarıldığını açıklar. Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.