TMK Madde 162 – Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

TMK Madde 162 metni

Boşanma sebepleri / Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Madde 162

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 162 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 130 uncu maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki Kanunda "cana kast" ve "pek fena muameleler" boşanma sebebi olarak öngörülmüştür. Oysa uygulamada ve özellikle yargısal içtihatlarda eşlerden birinin diğerine karşı "onur kırıcı davranışta bulunması" da boşanma sebebi sayılmaktadır. Maddeye "onur kırıcı davranışta bulunma" sebebi de eklenmiş ve böylece "hayata kast", "pek kötü davranış" ve "onur kırıcı davranış" olmak üzere madde üç boşanma sebebini kapsayacak hâle getirilmiştir.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, bir eşin diğerinin hayatına kastetmesini, ona pek kötü davranmasını veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunmasını özel boşanma sebebi olarak düzenler. Bu hâllerden birine maruz kalan eş boşanma davası açabilir.

  • Hayata kast, eşi öldürmeye yönelik bir davranıştır. Sonucun gerçekleşmemiş olması önemli değildir.
  • Pek kötü davranış, eşin vücut bütünlüğüne veya sağlığına yönelik ağır saldırılardır. Ağır fiziksel şiddet, eşi aç bırakmak veya bir yere kapatmak bu türdendir.
  • Ağır derecede onur kırıcı davranış, eşin kişiliğini ve haysiyetini ağır biçimde zedeleyen davranışlardır. Ağır hakaretler veya eşi başkalarının önünde aşağılamak örnek verilebilir.

Bu sebepler mutlak boşanma sebebidir. Olay ispatlanırsa hâkim ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmaz. Bu ağırlığa ulaşmayan kötü davranışlar ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada (TMK m. 166) ileri sürülebilir.

Dava hakkı iki süreye bağlıdır: Davacının boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan başlayarak beş yıl. Bu süreler hak düşürücüdür; geçince dava hakkı düşer. Üçüncü fıkraya göre affeden eşin dava hakkı yoktur.

Hayata kast sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin edinilmiş mallara katılma rejimindeki artık değer payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2).

Gerekçe, eski Kanunda yalnızca cana kast ve pek fena muamelenin boşanma sebebi olduğunu, onur kırıcı davranış uygulamada zaten boşanma sebebi sayıldığı için maddeye eklendiğini açıklar. Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir