TMK Madde 16 – Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

TMK Madde 16 metni

Genel olarak / Fiil ehliyetsizliği / Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

Madde 16

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 16 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 16 ncı maddesini karşılamaktadır.

Maddede ayırt etme gücüne sahip oldukları hâlde küçük ya da kısıtlı olan kişilerin fiil ehliyetleri düzenlenmektedir. Kenar başlık terim birliğini sağlamak üzere "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan "kanunî mümessil" deyimi yerine daha güzel bir ifade tarzı olan ve dilimize yerleşmiş bulunan "yasal temsilci" deyimi kullanılmıştır. "İvazsız iktisap" yerine "karşılıksız kazanma", "münhasıran şahsa merbut haklar" yerine de "kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar" deyimleri kullanılmıştır.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların hangi işlemleri yasal temsilcilerinin rızasıyla, hangilerini tek başına yapabileceklerini ve haksız fiillerinden sorumluluklarını düzenler.

Bu kişilere sınırlı ehliyetsiz denir. Ayırt etme gücüne sahip oldukları için tam ehliyetsiz değildirler; küçük veya kısıtlı oldukları için de tam ehliyetli sayılmazlar.

Kural olarak kendi işlemleriyle borç altına girebilmeleri için yasal temsilcilerinin, yani velilerinin veya vasilerinin rızası gerekir. Rıza işlemden önce verilebileceği gibi işlemden sonra onay şeklinde de verilebilir. Rıza verilmedikçe işlem küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

İki durumda rıza aranmaz:

  • Karşılıksız kazanma: Kişiye hiçbir yük getirmeden yalnızca yarar sağlayan işlemlerdir. Küçüğün kendisine yapılan koşulsuz bir bağışı kabul etmesi bunun örneğidir.
  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması: Kişiliğe yakından bağlı olan ve başkasının onun yerine karar veremeyeceği haklardır. Kişilik haklarına yapılan saldırıya karşı dava açmak veya on beş yaşını doldurmuş küçüğün vasiyetname yapması (TMK m. 502) bu gruptadır.

Kanun bu hakların bazıları için yasal temsilcinin iznini ayrıca arar. Örneğin küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez (TMK m. 126).

İkinci fıkraya göre ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur. Ayırt etme gücüne sahip olduğu bir yaşta başkasına zarar veren çocuk, bu zararı kendi malvarlığından gidermekle yükümlüdür. Gözetim yükümlülüğünü ihlal eden ana babanın veya vasinin sorumluluğu da bunun yanında doğabilir.

Gerekçeye göre maddede "kanunî mümessil" yerine "yasal temsilci", "ivazsız iktisap" yerine "karşılıksız kazanma" ve "münhasıran şahsa merbut haklar" yerine "kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar" terimleri kullanılmıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir