TMK Madde 152 – Hak düşürücü süre
TMK Madde 152 metni
Nisbî butlan / Eşlerin dava hakkı / Hak düşürücü süre
Madde 152
İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 152 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 119 uncu maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki Kanunda maddenin kenar başlığı ve metni iptal davasına ilişkin sürenin zamanaşımı süresi olduğunu ifade etmektedir. Doktrinde ve mahkeme içtihatlarında çoğunlukla belirtildiği üzere, bir yenilik doğuran hak olan iptal davası açma hakkına ilişkin süre hak düşürücü bir süredir. Bu husus dikkate alınarak maddenin başlığı ve ifadesi düzeltilmiş fakat yürürlükteki Kanunda kabul edilmiş süreler aynen muhafaza edilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, eşlerin evlenmenin iptali için açacakları davanın hangi süre içinde açılması gerektiğini düzenler. Süre; ayırt etme gücünden geçici yoksunluk, yanılma, aldatma ve korkutma sebepleriyle açılacak iptal davalarında uygulanır (TMK m. 148–151).
İki süre birlikte işler:
- İptal sebebinin öğrenildiği ya da korkutma hâlinde korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay,
- her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl.
Hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte düşer. Örneğin aldatıldığını evlendikten dört yıl dokuz ay sonra öğrenen eşin önünde altı ay değil, beş yılın dolmasına kalan üç ay vardır. Evlenmenin üzerinden beş yıl geçtikten sonra iptal sebebini öğrenen eş ise artık iptal davası açamaz.
Bu süreler hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre, dolduğunda hakkın kendisini ortadan kaldıran süredir. Zamanaşımından farklı olarak hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır; davalının bunu ayrıca ileri sürmesi gerekmez.
Gerekçe bu tercihi açıklar. Eski Kanun bu süreyi zamanaşımı olarak nitelendiriyordu. İptal davası açma hakkı yenilik doğuran bir hak olduğundan, 4721 sayılı Kanun süreyi hak düşürücü süre olarak düzenlemiş, ancak sürelerin uzunluğunu değiştirmemiştir. Yenilik doğuran hak, sahibine tek taraflı iradesiyle ya da dava yoluyla bir hukuki ilişkiyi değiştirme veya sona erdirme imkânı veren haktır. Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.