TMK Madde 148 – Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk
TMK Madde 148 metni
Nisbî butlan / Eşlerin dava hakkı / Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk
Madde 148
Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 148 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 115 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddenin konu başlığı "B.Nisbî butlan" şeklinde korunmuş bunu takip eden birinci kenar başlık "I.Eşlerin dava hakkı" şeklinde değiştirilmiştir. Burada eşlerin dava hakkından birincisi olarak, maddenin kenar başlığında "1.Temyiz kudretinden mahrumiyet" ifadesi yerine "Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk" ifadesi kullanılmıştır. Bu yolla bu maddenin temyiz kudretinden her yoksunluk hâlini kapsamadığı buraya sadece geçici yoksunluk hâllerinin girdiği ifade edilmek istenmiştir.
Maddede yanlış olarak kullanılan "fesih" sözcüğü yerine doğru olarak "iptal" sözcüğü kullanılmıştır. Zira fesih, geçerli olan bir hukukî ilişkinin sona erdirilmesi olduğu hâlde, iptal geçerli olmayan bir hukukî ilişkinin ortadan kaldırılmasını ifade eder ki, maddede söz konusu olan durum budur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, evlenme sırasında geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun olan eşe evlenmenin iptalini dava etme hakkı tanır. Bu, nisbî butlan sebeplerinin ilkidir. Nisbî butlanda evlenme kendiliğinden geçersiz sayılmaz; kanunun saydığı kişi süresi içinde dava açarsa mahkeme kararıyla iptal edilir.
Ayırt etme gücü, kişinin davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir. Yoksunluk sürekli bir sebebe dayanıyorsa bu mutlak butlan sebebidir (TMK m. 145/2). Bu madde ise yalnızca geçici yoksunluğu kapsar. Ağır sarhoşluk, uyuşturucu veya ilaç etkisi, yüksek ateşe bağlı bilinç bulanıklığı gibi durumlar bu türdendir. Belirleyici olan, eşin evlenme iradesini açıkladığı tören anında ne yaptığını kavrayacak durumda olmamasıdır.
Davayı yalnızca bu durumda evlenen eş açabilir. Kendine geldikten sonra evliliği sürdürmek isteyen eş dava açmaz ve evlilik geçerli olarak devam eder. Dava süresi hak düşürücüdür: İptal sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer (TMK m. 152). Dava hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar ancak açılmış davayı sürdürebilir (TMK m. 159).
Gerekçe, eski Kanunda kullanılan "fesih" sözcüğü yerine "iptal" sözcüğünün tercih edilme nedenini açıklar: Fesih geçerli bir ilişkiyi sona erdirir, iptal ise baştan sakat bir ilişkiyi ortadan kaldırır. Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.