TMK Madde 13 – Ayırt etme gücü

TMK Madde 13 metni

Genel olarak / Fiil ehliyeti / Koşulları / Ayırt etme gücü

Madde 13

Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 13 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 13 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı "Temyiz kudreti" yerine "Ayırt etme gücü" şeklinde günümüz diline uyarlanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, ayırt etme gücünü tanımlar: yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri bir sebeple akla uygun davranma yeteneğini yitirmemiş herkes ayırt etme gücüne sahiptir.

Ayırt etme gücü, kişinin bir davranışın sebep ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve bu anlayışa göre hareket edebilmesidir. Kanun bu gücü olumsuz biçimde tanımlar ve onu ortadan kaldıran sebepleri sayar. Bu sebepler sınırlı değildir; "benzer sebepler" ifadesi, örneğin ağır bir ilaç etkisini veya şiddetli bir şok hâlini de kapsayabilir.

Ayırt etme gücü göreli bir kavramdır. Belirli bir yaş sınırı yoktur. Aynı kişi basit bir günlük alışverişin sonucunu kavrayabilirken, karmaşık bir sözleşmenin sonuçlarını değerlendiremeyebilir. Bu yüzden hâkim, ayırt etme gücünü kişiye, yapılan işleme ve işlemin yapıldığı ana göre ayrı ayrı inceler. Normalde sağlıklı olan bir kişi, ağır sarhoşluk hâlinde yaptığı bir işlem bakımından ayırt etme gücünden yoksun sayılabilir. Akıl hastası bir kişinin de hastalığın etkisinin geçtiği bir anda ayırt etme gücüne sahip olduğu kabul edilebilir.

Ayırt etme gücü fiil ehliyetinin temel koşuludur (TMK m. 10). Bu gücü bulunmayan kişinin fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15). Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların durumu ise TMK m. 16'da düzenlenmiştir. Ayırt etme gücü bulunmayan bir kişinin yaptığı vasiyetname veya satış sözleşmesi bu sebeple sonradan dava konusu yapılabilir.

Gerekçeye göre maddede yalnızca "temyiz kudreti" terimi "ayırt etme gücü" olarak değiştirilmiş, hüküm değişikliği yapılmamıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir