TMK Madde 123 – Zamanaşımı

TMK Madde 123 metni

Nişanlılığın hükümleri / Zamanaşımı

Madde 123

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 123 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 87 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde, nişanlılığın sadece bozulması hâlini değil, ölüm, gaiplik gibi diğer sona erme sebeplerini de kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Böylece maddeye "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları" ifadesi konulmak suretiyle bozma dışındaki diğer sona erme hâllerinde açılan davaların da buradaki özel zamanaşımı süresine tâbi olduğu anlatılmak istenmektedir.

Burada gerek süre gerek bu sürenin işlemeye başladığı tarih itibarıyla özel bir hüküm söz konusudur. Maddede zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması, sona erme sebebinin öğrenilmesine tabî olmayıp bu süre sona ermeden itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu yolla tarafların "sona ermeyi daha geç öğrenmiş oldukları" iddiasıyla yıllar sonra bu tür davalarla karşı karşıya getirilmesi yerinde görülmemiştir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, nişanlılığın sona ermesinden doğan dava haklarının, sona ermeden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.

Bu süre şu davaları kapsar:

  • nişanın bozulması sebebiyle maddi tazminat davası (TMK m. 120),
  • manevi tazminat davası (TMK m. 121),
  • hediyelerin geri istenmesi davası (TMK m. 122).

Süre nişanlılığın sona erdiği günden işlemeye başlar. Davacının sona ermeyi veya dava sebebini sonradan öğrenmesi sürenin başlangıcını değiştirmez. Gerekçeye göre amaç, tarafların yıllar sonra bu tür davalarla karşılaşmasını önlemektir. Hüküm yalnızca nişanın bozulmasına özgü değildir; nişanlılardan birinin ölümü veya gaipliği gibi diğer sona erme hâllerinde açılacak davalar da aynı süreye tâbidir.

Zamanaşımı, hakkın kendisini değil, dava yoluyla istenebilmesini ortadan kaldırır. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz; davalının bunu savunma olarak ileri sürmesi gerekir. Bu yönüyle zamanaşımı, süre dolunca hakkı tamamen sona erdiren ve hâkimin kendiliğinden dikkate aldığı hak düşürücü süreden ayrılır.

Nişanın hangi tarihte bozulduğu bazen tartışmalı olabilir. Bozma açık bir beyanla, örneğin bir mesaj veya yüzüklerin iadesiyle yapılmışsa süre o tarihten başlar. Bu nedenle bozma tarihini gösteren yazışma ve belgelerin saklanması yararlı olur.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir