TMK Madde 103 – Temyiz ve iptal

TMK Madde 103 metni

Kuruluşu / Temyiz ve iptal

Madde 103

Mahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde iptal davası açabilirler.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 103 gerekçesi

Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki Kanunun 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasını karşılamaktadır. Mahkemenin vereceği kararın, tebliği tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuru sahibi veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebileceği öngörülmüş olmakla, yürürlükteki metinden farklı olarak, başvuru sahibi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün temyiz hakkı aynı esaslara tâbi kılınmış, temyiz süresi de, Vakıflar Genel Müdürlüğü bakımından "iki ay" yerine "bir ay"a indirilmiş olmaktadır. Diğer taraftan, vakfın kurulması istemini reddeden mahkeme kararının da aynı esaslar içinde temyiz edilebileceği kabul edilmiştir. Temyiz süresinin Vakıflar Genel Müdürlüğü bakımından kısaltılması ile, vakfın kuruluşunun daha fazla geciktirilmemesi, durumun bir an önce yasal yolla aydınlığa kavuşturulması amacı güdülmüş; bu yolla, Ülkemizde yakınmalara yol açan yargılamanın uzamasına ilişkin itirazlar, genel temyiz süresi olan onbeş günün daha fazla uzatılmasının önüne geçilmesi suretiyle kısmen giderilmiştir. Vakfın kurucusu ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün temyiz süresinin aynı olması da, bu konuda olması gereken bir eşitliğin gereği olarak düşünülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde, Vakıflar Genel Müdürlüğünün veya ilgililerin iptal davası açabileceği esası getirilmiştir. Böylece maddede, başvuranın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün temyize başvurma hakkı ile, bundan farklı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü ile ilgililerin vakıf kurma işleminin geçerliliğini engelleyen sebeplere dayanarak iptal davası açma hakları açıklığa kavuşturulmuştur. Ehliyetsizlik ve irade sakatlığı, iptal davası bakımından en önemli sebepleri oluştururlar. Buradaki iptal davası, vakıf kurulduktan sonra, kuruluştaki eksiklik ve hukuka aykırılıklar sebebiyle vakfın tüzel kişiliğine son verilmesi amacıyla açılacak ve verilecek hüküm 2 nci maddenin uygulanmasıyla farklı sonuçlara varılması gerekmeyen durumlar bakımından, geçmişe etkili olabilecektir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, vakfın tescili hakkında mahkemenin verdiği karara karşı temyiz yolunu ve kurulmuş bir vakfın iptali için açılacak davayı düzenler.

Birinci fıkraya göre mahkeme kararı, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde temyiz edilebilir. Temyiz, kararın üst yargı merciince incelenmesini istemektir. Bu hak tescil için başvuran kişiye ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne tanınmıştır ve süre ikisi için de aynıdır. Gerekçeye göre hem tescile karar veren hem de tescil istemini reddeden karar bu yolla incelenebilir.

İkinci fıkra, vakıf kurulduktan sonra açılabilecek iptal davasını düzenler. Vakfın kurulmasını engelleyen bir sebep varsa Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer bu davayı açabilir. Gerekçe, vakfedenin ehliyetsizliğini ve irade sakatlığını en önemli iptal sebepleri olarak gösterir. İrade sakatlığı, vakfedenin yanılma, aldatma veya korkutma etkisiyle vakıf kurmasıdır.

İki yol birbirinden farklıdır:

  • Temyiz, tescil kararının hukuka uygunluğunun kısa bir süre içinde denetlenmesidir.
  • İptal davası ise tescilden sonra, kuruluştaki eksiklik veya hukuka aykırılık sebebiyle vakfın tüzel kişiliğine son verilmesini amaçlar. Gerekçeye göre iptal kararı, dürüstlük kuralı (TMK m. 2) farklı bir sonucu gerektirmedikçe geçmişe etkili olabilir.

Gerekçede geçen "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur; gerekçede sözü edilen onbeş günlük genel temyiz süresi de o dönemin usul kurallarına aittir.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir