TMK Madde 1023 – İyiniyetli üçüncü kişilere karşı
TMK Madde 1023 metni
Tescilin etkileri / Tescilin sonuçları / İyiniyetli üçüncü kişilere karşı
Madde 1023
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 1023 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 931 inci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tapu kütüğündeki kayda iyiniyetle güvenerek mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağını düzenler.
Bu kurala tapu siciline güven ilkesi denir. Tapu kütüğü herkese açıktır (TMK m. 1020) ve Devlet tarafından tutulur. Kayda bakarak işlem yapan kişi, kaydın gerçeği yansıtmadığı sonradan anlaşılsa bile korunur. Aksi hâlde kimse tapuya güvenerek taşınmaz alamaz veya ipotek kabul edemezdi.
Korumanın koşulları şunlardır:
- Üçüncü kişi tapu kütüğündeki bir tescile dayanmış olmalıdır.
- Bu tescile dayanarak mülkiyet veya ipotek gibi bir aynî hak kazanmış olmalıdır.
- İyiniyetli olmalıdır. Kaydın yolsuz olduğunu bilmemeli ve durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni gösterseydi de bilmesi gerekmemelidir (TMK m. 3). Kaydın yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi korunmaz (TMK m. 1024).
Örneğin bir taşınmaz geçersiz bir işlemle A adına tescil edilmiş, A da taşınmazı bu durumu bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen B'ye satmışsa, B'nin mülkiyeti korunur. Gerçek hak sahibi taşınmazı B'den geri alamaz. Tapu sicilinin düzeltilmesi davası (TMK m. 1025) da iyiniyetli üçüncü kişinin kazandığı aynî haklara dokunmaz.
Hakkını bu yolla kaybeden kişi tazminat isteyebilir. Yolsuz tescile sebep olan kişiye başvurabileceği gibi, zarar tapu sicilinin tutulmasından doğmuşsa Devletin sorumluluğuna da gidebilir (TMK m. 1007).
Kural, yurt dışında yaşayan ve taşınmazını yakından izleyemeyen malikler için ayrıca önem taşır. Malikin bilgisi dışında sahte belgelerle yapılan bir satıştan sonra taşınmaz iyiniyetli bir alıcıya geçmişse, malikin taşınmazı geri alması güçleşir; bu durumda tazminat yolu öne çıkar.