TMK Madde 1013 – Tescil için
TMK Madde 1013 metni
İşlemler / Tescilin ve terkinin koşulları / İstem / Tescil için
Madde 1013
Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır.
Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur.
Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 1013 gerekçesi
Maddenin ilk iki fıkrası yürürlükteki Kanunun 922 nci maddesini karşılamaktadır. Bu fıkralarda hüküm değişikliği yoktur.
Maddeye eklenen üçüncü fıkra ise, aynî hakların tescilden önce edinildiği hallerde yapılacak açıklayıcı tescile ilişkin istemi düzenlemekte ve yürürlükteki Kanunun 642 nci maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır. Maddenin, konu başlığı kendisinden sonra gelen maddeleri de içerecek şekilde "Tescilin ve terkinin koşulları" şeklinde düzenlenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, tapu kütüğüne tescilin kural olarak malikin yazılı beyanıyla yapılacağını ve bu beyanın aranmadığı hâlleri düzenler.
Kural olarak tescil, tasarrufa konu taşınmazın malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır. Bir dairenin satışında mülkiyetin alıcıya geçmesi için satıcının tapu müdürlüğünde resmî senedi imzalayarak tescil isteminde bulunması bu kuralın sonucudur. Kanun, malikin iradesi olmadan onun aleyhine tescil yapılmasını önler.
İkinci fıkra istisnayı gösterir. Hakkı edinen kişi kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa malikin beyanı aranmaz. Mahkemenin verdiği tapu iptali ve tescil kararı bunun tipik örneğidir.
Üçüncü fıkra, aynî hakkın tescilden önce kazanıldığı hâlleri düzenler. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal ve kamulaştırma hâllerinde mülkiyet tescilden önce kazanılır (TMK m. 705/2). Hakkı kazanan kişi gerekli belgeleri, örneğin mirasçılık belgesini ibraz ederek tescili isteyebilir. Bu tescil hakkı doğurmaz, var olan hakkı sicile yansıtır; bu nedenle açıklayıcı tescil olarak adlandırılır. Mirasçının taşınmazı satabilmesi veya ipotek edebilmesi için ise önce bu tescilin yapılması gerekir (TMK m. 705/2).
Yurt dışında yaşayan mirasçılar da Türkiye'deki taşınmazların adlarına geçirilmesi için bu yola başvurur. Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir.
Gerekçeye göre ilk iki fıkrada hüküm değişikliği yoktur; üçüncü fıkra eski Kanunun mülkiyetin kazanılmasına ilişkin bir hükmünü karşılar.