TMK Madde 1009 – Kişisel haklarda
TMK Madde 1009 metni
İşlemler / İşlemlerin konusu / Şerhler / Kişisel haklarda
Madde 1009
Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir.
Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 1009 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 919 uncu maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki metinde şerh verilebilecek kişisel haklara örnek olarak sayılanlar dışında, 6217 sayılı Kanunla taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şerh verilmesi olanağı tanınmıştır. Bundan başka Ülkemizde yaygın bir uygulaması bulunan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin de şerh verilebileceği Tapu Sicili Tüzüğünde (m. SS/c) belirtilmiştir. Oysa Tüzükteki bu düzenlemenin kanunî bir dayanağı bulunmalıdır. Bu nedenle örnekler arasına bu sözleşmelerin konulması da uygun görülmüştür.
Maddenin ikinci fıkrasının ifadesi, kaynak Kanunun 959 uncu maddesi göz önünde tutularak düzeltilmiş ve şerh verilen kişisel hakkın "aynî etki" adı verilen etkisi açıklığa kavuşmuştur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, hangi kişisel hakların tapu kütüğüne şerh verilebileceğini ve şerhin bu haklara nasıl bir etki kazandırdığını düzenler.
Kişisel hak, kural olarak yalnız sözleşmenin karşı tarafına karşı ileri sürülebilen haktır. Örneğin bir taşınmaz satış vaadinden doğan hak yalnız satıcıya karşıdır; satıcı taşınmazı başkasına devrederse yeni malik bu sözleşmeyle kural olarak bağlı değildir. Şerh, böyle bir hakkın tapu kütüğüne not edilmesidir. Şerh verilen hak, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerekçe bu sonucu şerhin "aynî etkisi" olarak adlandırır.
Şerh verilebilecek haklar şunlardır:
- arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklar,
- taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan haklar,
- kira sözleşmesinden doğan haklar,
- alım, önalım ve gerialım sözleşmelerinden doğan haklar (TMK m. 735 ve 736),
- kanunlarda şerh verilebileceği açıkça öngörülen diğer haklar.
Liste sınırlıdır. Sayılanlar dışındaki bir kişisel hak ancak bir kanun açıkça izin veriyorsa şerh edilebilir.
Türkiye'de bir daire için noterde satış vaadi sözleşmesi yapan alıcı, sözleşmeyi tapuya şerh ettirirse, satıcı daireyi daha sonra başka birine satsa bile hakkını yeni malike karşı da ileri sürebilir. Arsa sahibiyle yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de şerh, tarafların haklarını sonraki edinenlere karşı korur. Kira sözleşmesinin şerhi ise kiracıya, taşınmazın her yeni malikine karşı sözleşmeye uygun kullanım imkânı sağlar.
Gerekçeye göre arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmeleri, uygulamada yaygın olmaları ve daha önce kanun dışındaki düzenlemelere veya ayrı kanunlara dayanmaları nedeniyle listeye eklenmiştir.