MÖHUK Madde 35 – Kişilik haklarının ihlâlinde sorumluluk

MÖHUK Madde 35 metni

Kişilik haklarının ihlâlinde sorumluluk

Madde 35

(1) Kişilik haklarının, basın, radyo, televizyon gibi medya yoluyla, internet veya diğer kitle iletişim araçları ile ihlâlinden doğan taleplere, zarar görenin seçimine göre;

a) Zarar veren, zararın bu ülkede meydana geleceğini bilecek durumda ise zarar görenin mutad meskeni hukuku,

b) Zarar verenin işyeri veya mutad meskeninin bulunduğu ülke hukuku veya

c) Zarar veren, zararın bu ülkede meydana geleceğini bilecek durumda ise zararın meydana geldiği ülke hukuku,

uygulanır.

(2) Kişilik haklarının ihlâlinde cevap hakkı, süreli yayınlarda, münhasıran baskının yapıldığı ya da programın yayınlandığı ülke hukukuna tâbidir.

(3) Maddenin birinci fıkrası, kişisel verilerin işlenmesi veya kişisel veriler hakkında bilgi alma hakkının sınırlandırılması yolu ile kişiliğin ihlâl edilmesinden doğan taleplere de uygulanır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

MÖHUK Madde 35 gerekçesi

2675 sayılı Kanunda yer verilmeyen "Kişilik haklarının ihlâlinde sorumluluk" başlıklı yeni bir maddedir.

Kişilik haklarının ihlâlinde sorumluluğa uygulanacak hukukun ayrı bir maddede düzenlenmesinin başlıca gerekçesi, 2675 sayılı Kanundaki genel haksız fiil kuralının bu konuda yetersiz kalmasıdır. Çünkü burada düzenlenen haksız fiil, belirsiz sayıda alıcı karşısında teknik araçlarla çok yaygın bilgilendirme yoluyla kişilik hakkının ihlâlidir.

Tasarının 34 üncü maddesinde "kişilik haklarının" internet dâhil tüm kitle iletişim araçları ile ihlâli hâlinde uygulanacak hukuk düzenlenmiştir. Kişilik hakkı bu şekilde ihlâl edilen tarafa, maddede yer alan alternatif seçeneklerden birini tercih esasına dayalı, sınırlı bir hukuk seçimi imkânı tanınmıştır.

Ayrıca sadece süreli yayınlarda cevap hakkı konusunda, kişilik hakkının ihlâlinde uygulanacak hukuk ikinci fıkrada düzenlenmiştir. Bu hususta birinci fıkra hükmüne bir istisna getirilerek, baskının yapıldığı veya programın yayınlandığı yer hukukunun uygulanması esası kabul edilmiştir. Böylece, bu tür kişilik haklarının ihlâlinde, zarar veren kuruma bir kolaylık tanınarak, bilmediği farklı hukuklar yerine, bildiği bir hukuka tâbi olma imkânı sağlanmıştır.

Üçüncü fıkrada ise, kişisel verilerin "işlenmesi" veya "kişisel veriler hakkında bilgi alma hakkının sınırlandırılması" sebepleri ile kişilik haklarının ihlâl edilmesi hâlinde birinci fıkra hükmünün uygulanacağı öngörülmüştür. Bu fıkrada da aynen birinci fıkrada olduğu gibi zayıf durumda olan kişinin 33 üncü madde ile korunmasından daha geniş bir korumaya ihtiyaç vardır. Çünkü üçüncü fıkrada kişisel verilerin elde edilmesi, kaydedilmesi, değiştirilmesi, silinmesi veya yok edilmesi, yeniden düzenlenmesi, üçüncü kişilere aktarılması, kullanılmasının sınırlanması amacıyla işaretlenmesi, tasnifi yoluyla "işlenmesi" veya bilgi alma hakkının sınırlandırılması sonucu ihlâl edilmesi söz konusudur.

Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 34. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.

Açıklama

Bu madde, kişilik haklarının basın, radyo, televizyon, internet veya diğer kitle iletişim araçlarıyla ihlal edilmesinden doğan taleplere hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Kişilik hakları, kişinin onuru, itibarı, özel hayatı ve resmi gibi kişiliğine bağlı değerler üzerindeki haklarıdır.

Bu tür ihlaller çoğu zaman birden fazla ülkede etki doğurduğundan, Kanun zarar görene uygulanacak hukuku seçme imkânı tanımıştır. Zarar gören şu hukuklardan birini seçebilir:

  • Kendi mutad meskeninin, yani fiilen yaşadığı ülkenin hukuku; zarar veren, zararın bu ülkede doğacağını bilebilecek durumdaysa,
  • Zarar verenin işyerinin veya mutad meskeninin bulunduğu ülkenin hukuku,
  • Zararın meydana geldiği ülkenin hukuku; zarar veren, zararın bu ülkede doğacağını bilebilecek durumdaysa.

Örneğin Hollanda'da yaşayan bir kişi hakkında Türkiye'deki bir internet sitesinde onur kırıcı bir haber yayımlanırsa, site bu kişinin Hollanda'da yaşadığını bilebilecek durumdaysa zarar gören Hollanda hukukunu seçebilir; isterse sitenin işyerinin bulunduğu Türkiye'nin hukukunu tercih edebilir.

İkinci fıkra cevap hakkını ayrıca düzenler. Gazete, dergi ve düzenli yayınlanan programlar gibi süreli yayınlarda cevap hakkına yalnızca baskının yapıldığı veya programın yayınlandığı ülkenin hukuku uygulanır. Böylece yayın kuruluşu, tanımadığı birçok hukuk yerine kendi bildiği hukuka tabi olur.

Üçüncü fıkraya göre kişisel verilerin işlenmesi veya kişisel veriler hakkında bilgi alma hakkının sınırlandırılması yoluyla yapılan ihlallerde de birinci fıkradaki seçim imkânı geçerlidir.

Bu madde, haksız fiillere ilişkin genel kuralın (MÖHUK m. 34) özel bir hâlidir.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir