MÖHUK Madde 2 – Yabancı hukukun uygulanması

MÖHUK Madde 2 metni

Yabancı hukukun uygulanması

Madde 2

(1) Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir.

(2) Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır.

(3) Uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikkate alınır ve bu hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.

(4) Uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hâllerde, taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.

(5) Hukuku uygulanacak devlet iki veya daha çok bölgesel birime ve bu birimler de değişik hukuk düzenlerine sahipse, hangi bölge hukukunun uygulanacağı o devletin hukukuna göre belirlenir. O devlet hukukunda belirleyici bir hükmün yokluğu hâlinde ihtilâfla en sıkı ilişkili bölge hukuku uygulanır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

MÖHUK Madde 2 gerekçesi

2675 sayılı Kanunun 2 nci maddesini kısmen karşılamaktadır.

2675 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ve "atıf "renvoi" diye isimlendirilen bu hüküm, her türlü hukukî ihtilâf için uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması hâlinde bu hukukun maddî hukuk kurallarının uygulanmasını öngörmekteydi. Tatbikatta, mahkemelerin yabancı hukuku uygulamasındaki güçlükler ve özellikle yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı hükümlerinden hareketle, diğer bir yabancı hukuku araştırıp bulmasındaki zorluklar dikkate alınarak, mevcut hüküm sadece "kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarla" sınırlandırılmıştır. Çünkü, milletlerarası özel hukuk kuralları düzenlenirken kişinin menfaatinden hareket edilen kişinin hukuku ve aile hukuku alanında, kişiye en yakın hukuk olarak kabul edilen "millî hukuk" gibi bir hukukun milletlerarası özel hukuk kurallarının da dikkate alınarak uygulanması adil bir yaklaşımdır. Ayrıca 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında atfın genel olarak uygulanacağına ilişkin hüküm yanında uygulanmayacağı halleri saymak yerine, kişinin hukuku ve aile hukuku gibi uygulanacağı konular açıkça hüküm altına alınarak basit ve anlaşılması kolay bir düzenleme getirmek amaçlanmıştır.

Maddeye eklenen dördüncü fıkra ile, uygulanacak hukukun taraflarca seçimine imkân verilen bütün hâller için genel bir hüküm getirilmiş ve uygulanacak hukukun taraflarca seçimi hâlinde seçilen hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının dikkate alınmayacağı ilkesi benimsenmiştir. Taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça, seçilen hukukun maddî hukuk hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Doktrinde de genellikle kabul edilen bu görüş, bir kanun hükmü hâline getirilmekle, doğabilecek tereddütler bertaraf edilmiştir.

Maddeye eklenen beşinci fıkra ile, bölgesel coğrafî birimlere ve bu birimlerin her birinde diğerinden farklı bir hukuk düzenine sahip devletlerin hukukunun uygulanması gerektiğinde, bu farklı hukuklardan hangisinin dikkate alınacağını gösteren bir hüküm getirilmiştir. Buna göre, hangi bölge hukukunun uygulanacağını bizzat o bölgenin hukuk düzeni belirleyecektir. Eğer bu hukuk düzeninde bu konuda belirleyici bir hüküm yoksa, hukukî ihtilâfla "en sıkı ilişki" içerisinde bulunan bölge hukuku uygulanacaktır. Böylece, bu tip devletlerin hukukunun uygulanması gerektiğinde, doğabilecek tereddütler giderilmiş olmaktadır.

Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.

Açıklama

Madde, Türk hâkiminin yabancı hukuku nasıl uygulayacağını, yabancı hukukun içeriği tespit edilemezse ne olacağını, atıf (renvoi) sorununu, hukuk seçiminin kapsamını ve birden çok hukuk düzeni bulunan devletlerin hukukunun uygulanmasını düzenler.

Birinci fıkraya göre hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kuralların gösterdiği yabancı hukuku kendiliğinden (re'sen) uygular. Kanunlar ihtilâfı kuralı, yabancılık unsuru taşıyan bir ilişkiye hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını gösteren kuraldır. Tarafların yabancı hukuka dayanması gerekmez; uygulanacak hukuku hâkim belirler. Hâkim, yabancı hukukun içeriğini tespit ederken taraflardan yardım isteyebilir; örneğin ilgili yabancı kanun metinlerinin ve çevirilerinin sunulmasını isteyebilir.

İkinci fıkraya göre yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri bütün araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır. Hâkimin bu sonuca varmadan önce yabancı hukuku gerçekten araştırmış olması gerekir.

Üçüncü fıkra atıf (renvoi) konusunu düzenler. Türk kuralı bir yabancı hukuku gösterdiğinde, o yabancı hukukun kendi kanunlar ihtilâfı kuralları başka bir hukuku, örneğin Türk hukukunu veya üçüncü bir ülkenin hukukunu yetkili kılabilir. MÖHUK bu atfı yalnız kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dikkate alır. Bu durumda atfedilen hukukun maddî hukuk hükümleri, yani uyuşmazlığı doğrudan çözen kuralları uygulanır ve atıf zinciri orada durur. Gerekçeye göre eski Kanun atfı bütün uyuşmazlıklarda dikkate alıyordu; uygulamadaki güçlükler nedeniyle kural, kişiye en yakın hukukun önem taşıdığı bu iki alanla sınırlandırılmıştır.

Dördüncü fıkraya göre tarafların uygulanacak hukuku seçebildiği hâllerde, örneğin sözleşmelerde (MÖHUK m. 24) veya evlilik mallarında (MÖHUK m. 15), aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır. Seçilen hukukun kanunlar ihtilâfı kuralları dikkate alınmaz. Böylece taraflar, seçtikleri hukukun kendi kuralları yüzünden beklemedikleri başka bir hukuka yönlendirilmez.

Beşinci fıkra, birden çok bölgesel hukuk düzeni bulunan devletleri ilgilendirir. Amerika Birleşik Devletleri'nde eyaletlerin farklı aile ve miras hukuklarına sahip olması buna örnektir. Bu durumda hangi bölge hukukunun uygulanacağını o devletin kendi hukuku belirler; böyle bir kural yoksa uyuşmazlıkla en sıkı ilişkili bölgenin hukuku uygulanır.

Yurt dışında yaşayanlar için bu maddenin anlamı, Türk mahkemesinde görülen bir davada da yabancı hukukun uygulanabilmesidir. Örneğin farklı vatandaşlıktaki eşlerin boşanmasında müşterek mutad meskenleri Almanya'daysa, Türk mahkemesi Alman hukukunu esas alabilir (MÖHUK m. 14/1).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir