MÖHUK Madde 15 – Evlilik malları

MÖHUK Madde 15 metni

Evlilik malları

Madde 15

(1) Evlilik malları hakkında eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açık olarak seçebilirler; böyle bir seçimin yapılmamış olması hâlinde evlilik malları hakkında eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku, bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır.

(2) Malların tasfiyesinde, taşınmazlar için bulundukları ülke hukuku uygulanır.

(3) Evlenmeden sonra yeni bir müşterek hukuka sahip olan eşler, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, bu yeni hukuka tâbi olabilirler.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

MÖHUK Madde 15 gerekçesi

2675 sayılı Kanunun 14 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır.

2675 sayılı Kanunun, evlilik mallarına ilişkin 14 üncü maddenin birinci fıkrasında açıklık sağlamaya yönelik bazı değişiklikler yapılmıştır. Evlilik mallarına uygulanacak hukuk konusunda 14 üncü maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiş bulunan, uygulanacak hukukun taraflarca seçilebilmesi imkânının ancak açık seçimle kullanılabileceği, maddeye konulan "açık olarak" deyimi ile sağlanmıştır.

Evlilik mallarında hukuk seçimine ilişkin hükümde, ikametgâh yerine 12 nci maddede olduğu gibi "mutad mesken" kavramı getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca, hukuk seçiminin, evlenme sırasındaki mutad mesken veya millî hukuklardan birisi arasında yapılabileceği hususuna da açıklık getirebilmek için "evlenme anındaki" deyimi mutad mesken kavramının önüne alınarak, tarafların yapacakları hukuk seçiminde söz konusu olabilecek dört imkândan birini kullanabilecekleri ortaya çıkarılmıştır.

Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında objektif bağlama esasını belirleyen hükümde yapılan diğer değişiklikler ise "müşterek millî hukuk" deyiminin gereksiz yere tekrarını önlemek ve ifade birliği sağlamak amacına yöneliktir. Ayrıca, aile hukuku konusunda diğer maddelerde bulunan, uygulamada yarar sağlayan ve müşterek millî hukuktan sonra "en sıkı ilişki"yi teşkil eden "müşterek mutad mesken" bağlama kavramına da maddede yer verilerek, bu bağlama kavramı için de evlenme anı deyiminin tekrarlanması yoluna gidilmiştir. Çünkü ancak bu şekilde aynı evliliğin devamı süresince, evlenme anında mevcut olan veya sonradan edinilen mallara ilişkin açıklığın sağlanması mümkün olur. Bu düzenlemenin amacı evlilik mallarının, aynı eşler arasında evlilik içinde değişmeyen bir sisteme tâbi olması, kolaylık ve açıklığın sağlanmasıdır.

Bu düşünceyle maddenin birinci fıkrasında düzenlenen ve hukuk seçimi yapılmayan hallerde uygulanan diğer bağlama esasları "müşterek ikametgâh" ile "malların bulunduğu yer" bağlama kriterleri kaldırılmıştır. Böylece maddedeki yeni düzenlemeye göre, müşterek millî hukuktan sonra onun bulunmaması hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, eğer o da bulunmuyorsa Türk hukuku uygulanacaktır. Müşterek ikametgâh kriteri 12 nci maddede açıklanan gerekçelerle, objektif bağlama sistemi açısından da kaldırılmıştır. Buna karşılık, malların bulunduğu yer kriterinden vazgeçilerek son şıkta uygulanacak hukukun Türk hukuku olarak belirlenmesinde tatbikatta çıkabilecek sorunlar dikkate alınmıştır. Çünkü aksi halde, Türk hukukunda 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medenî Kanunundaki yeni hükümler nedeniyle işlerlik kazanabilecek evlilikte mal rejimleri konusu, yabancı unsurlu evliliklerde malların bulunduğu yer bağlama kriterinin uygulanması hâlinde her bir mal için farklı "bulunma yeri" ihtimalinde çözümsüz sorunların çıkmasına sebep olabilecek nitelikte görülmüştür.

Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 14. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.

Açıklama

Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde eşlerin mal rejimine hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını düzenler. Mal rejimi, evlilik süresince edinilen malların kime ait olacağını ve evlilik sona erdiğinde nasıl paylaşılacağını belirleyen kurallardır.

Birinci fıkra önce eşlere hukuk seçme imkânı tanır. Eşler, ikisinden birinin evlenme anındaki mutad meskeninin bulunduğu ülkenin hukukunu veya ikisinden birinin evlenme anındaki millî hukukunu seçebilir. Mutad mesken, kişinin yaşamının merkezini oluşturan ve fiilen yaşadığı yerdir. Böylece eşlerin önünde en fazla dört seçenek bulunur. Seçim açıkça yapılmalıdır.

Seçim yapılmamışsa sırasıyla şu hukuklar uygulanır:

  • Eşlerin evlenme anındaki ortak millî hukuku,
  • Bu yoksa evlenme anındaki ortak mutad meskenlerinin hukuku,
  • O da yoksa Türk hukuku.

Bu maddede belirleyici olan an dava tarihi değil, evlenme anıdır. Sonradan vatandaşlığın veya yaşanılan ülkenin değişmesi, uygulanacak hukuku kendiliğinden değiştirmez. Örneğin evlendikleri sırada ikisi de Türk vatandaşı olan eşler için Türk hukuku uygulanır; yıllar sonra Almanya'ya yerleşmeleri bunu değiştirmez. Türk hukukunda eşler başka bir rejim seçmemişse yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202). 1/1/2002'den önce yapılmış evliliklerde bu tarihten önceki dönem için eski Kanundaki mal ayrılığı rejimi esas alınır.

Üçüncü fıkra bu kuralı yumuşatır. Evlendikten sonra yeni bir ortak hukuka sahip olan eşler, örneğin ikisi de aynı yeni vatandaşlığı kazanmışsa, bu yeni hukuka tabi olabilirler. Bu değişiklik, alacaklılar gibi üçüncü kişilerin haklarını etkilemez.

İkinci fıkra uygulamada önemli bir istisnadır. Mal rejiminin tasfiyesinde taşınmazlar için, taşınmazın bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır. Mal rejimi genel olarak başka bir hukuka tabi olsa bile Türkiye'deki bir ev veya arsanın tasfiyesi Türk hukukuna göre yapılır.

Mal rejimine ilişkin talepler çoğu zaman boşanmayla birlikte gündeme gelir. Boşanmanın kendisine MÖHUK m. 14'e göre belirlenen hukuk uygulandığından, aynı davada boşanmaya ve mal paylaşımına farklı hukukların uygulanması mümkündür. Yurt dışında verilmiş bir mal paylaşımı kararının Türkiye'de hüküm doğurması için tanıma veya tenfiz gerekir (MÖHUK m. 50 vd.).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir