MÖHUK Madde 14 – Boşanma ve ayrılık
MÖHUK Madde 14 metni
Boşanma ve ayrılık
Madde 14
(1) Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
(2) Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir.
(3) Boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin sorunlar da birinci fıkra hükmüne tâbidir.
(4) Geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
MÖHUK Madde 14 gerekçesi
2675 sayılı Kanunun 13 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır.
Boşanma ve ayrılıkla ilgili 13 üncü maddenin birinci fıkrasında, boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümlerine uygulanacak hukuk, evliliğin genel hükümlerine uygulanacak hukukla aynı olduğundan, gereksiz tekrarı önlemek amacıyla basamaklı bağlama kriterleri tek tek sayılmamış, sadece "evliliğin genel hükümleri"ne uygulanan ve 12 nci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hükme yollama yapılmıştır. Boşanma ve ayrılık sebeplerine ve hükümlerine uygulanacak hukuk belirlenirken "müşterek ikametgâh kriterinin" kaldırılması konusunda evliliğin genel hükümlerine ilişkin gerekçede yapılan açıklamalar aynen geçerlidir.
Maddenin ikinci fıkrası, milletlerarası nafaka hukukunu yöneten ve "loi uniforme" "yeknesak kanun" nitelikli bir milletlerarası sözleşme olan 2/10/1973 tarihli La Haye Nafaka Sözleşmesi ile uyumlu hâle getirilmiştir. Söz konusu Sözleşme tüm nafaka taleplerine uygulanmakla beraber bazı hâllerde eşler arasındaki nafakayı istisna etmiştir. Bu hâller; boşanma, ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlleridir. 13 üncü maddede bu istisnalar açık bir şekilde düzenlenerek boşanma statüsüne tâbi tutulmuştur.
Maddeye üçüncü fıkra eklenerek, 2675 sayılı Kanunda boşanmada velayete ilişkin 20 nci madde hükmü sistematik açıdan düzenlenmesi gereken yere konulmuştur.
Maddeye son fıkra olarak, geçici tedbir taleplerine Türk hukukunun uygulanacağı hükmü eklenmiştir. Böylece milletlerarası iki veya çok taraflı sözleşmelerde aksine hüküm olmayan hâllerde, geçici tedbir taleplerine Türk hukukunun uygulanmasında duyulan tereddütler giderilmiştir.
Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 13. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.
Açıklama
Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan boşanma ve ayrılık davalarında hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Türk mahkemesinde görülen bir boşanma davasında boşanma sebepleri ile nafaka, velayet ve tazminat gibi sonuçlar bu maddeye göre belirlenen hukuka tabidir. Ayrılık, evlilik bağını sona erdirmeden eşlerin ayrı yaşamasına mahkemece karar verilmesidir.
Birinci fıkradaki sıralama, evliliğin genel hükümlerindeki sıralamanın aynısıdır (MÖHUK m. 13/3):
- Önce eşlerin ortak millî hukuku uygulanır.
- Eşler farklı devletlerin vatandaşıysa ortak mutad meskenlerinin bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır. Mutad mesken, kişinin yaşamının merkezini oluşturan ve fiilen yaşadığı yerdir.
- Ortak mutad mesken de yoksa Türk hukuku uygulanır.
Vatandaşlık ve mutad mesken, aksine hüküm olmadıkça dava tarihine göre belirlenir (MÖHUK m. 3). Birden fazla vatandaşlığı olup biri Türk vatandaşlığı olan eş için Türk vatandaşlığı esas alınır (MÖHUK m. 4/1-b). Bu yüzden Almanya'da veya Hollanda'da yaşayan ve ikisi de Türk vatandaşı olan eşlerin Türkiye'de açtıkları boşanma davasında Türk Medenî Kanunu uygulanır.
İkinci fıkraya göre boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri de boşanmaya uygulanan hukuka tabidir; ayrılık ve evliliğin butlanı (geçersizliği) hâllerinde de aynı kural geçerlidir. Diğer nafaka talepleri için MÖHUK m. 19 uygulanır. Üçüncü fıkraya göre boşanmada velayet ve buna bağlı sorunlar da aynı hukuka bağlanmıştır. Dördüncü fıkraya göre dava sırasında istenen geçici tedbirlere, örneğin tedbir nafakasına veya çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağına, her durumda Türk hukuku uygulanır. Çocuklara ve nafakaya ilişkin konularda Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler saklıdır (MÖHUK m. 1/2).
Gerekçeye göre birinci fıkrada bağlama sırası tekrarlanmayacak, evliliğin genel hükümlerine uygulanan kurala yollama yapılacaktı. Kanunlaşan metinde sıralama doğrudan maddeye yazılmıştır; sonuç bakımından fark yoktur.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma davasını Türkiye'de hangi mahkemede açabileceği MÖHUK m. 41'de düzenlenmiştir. Yabancı bir mahkemede verilmiş boşanma kararı ise Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz; nüfusa işlenmesi için tanınması gerekir (MÖHUK m. 58). Anlaşmalı veya çekişmesiz olarak verilmiş yabancı boşanma kararları belirli şartlarla mahkemeye gidilmeden nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla da tescil ettirilebilir.