MÖHUK Madde 10 – Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık
MÖHUK Madde 10 metni
Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık
Madde 10
(1) Vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri, hakkında vesâyet veya kısıtlılık kararının verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin millî hukukuna tâbidir.
(2) Yabancının millî hukukuna göre vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün olmayan hâllerde bu kişinin mutad meskeni Türkiye'de ise Türk hukukuna göre vesâyet veya kısıtlılık kararı verilebilir veya kaldırılabilir. Kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde de Türk hukuku uygulanır.
(3) Vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesâyete ilişkin hususlar ve kayyımlık Türk hukukuna tâbidir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
MÖHUK Madde 10 gerekçesi
2675 sayılı Kanunun 9 uncu maddesini kısmen karşılamaktadır.
2675 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin kenar başlığında ve metnin tümünde yer alan "hacir" kelimesi Türk Medenî Kanununa uyum sağlamak için "kısıtlılık" kelimesi ile değiştirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasındaki "alınması" kelimesi yerine diğer fıkralarla kavram birliği sağlayan "verilmesi" kelimesi konulmuştur.
Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 9. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.
Açıklama
Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan durumlarda vesayet ve kısıtlılık kararlarına ve kayyımlığa hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Kısıtlılık, ergin bir kişinin akıl hastalığı veya savurganlık gibi sebeplerle fiil ehliyetinin sınırlandırılmasıdır. Vesayet, küçüklerin ve kısıtlıların korunması için bir vasi atanmasıdır. Kayyımlık ise belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi için temsilci atanmasıdır.
Madde iki konuyu birbirinden ayırır:
- Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesinin ve kaldırılmasının sebepleri, ilgili kişinin millî hukukuna göre belirlenir.
- Bunun dışında kalan bütün vesayet ve kısıtlılık konuları, örneğin vasinin görev ve yetkileri ile denetimi, ayrıca kayyımlık Türk hukukuna tabidir.
Yabancının millî hukuku vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesine imkân tanımıyorsa ve kişinin mutad meskeni, yani yaşamını fiilen sürdürdüğü yer Türkiye'deyse, Türk hukukuna göre karar verilebilir veya karar kaldırılabilir. Kişinin zorunlu olarak Türkiye'de bulunduğu hâllerde de Türk hukuku uygulanır.
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar hakkında bu kararları verecek mahkeme MÖHUK m. 42'de gösterilmiştir. Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler, özellikle çocukların korunmasına ilişkin olanlar, bu maddeye göre önceliklidir (MÖHUK m. 1/2).
Gerekçede geçen "hacir" kelimesi, eski Kanunda kısıtlılık yerine kullanılan terimdir.