MÖHUK Madde 9 – Ehliyet
MÖHUK Madde 9 metni
Ehliyet
Madde 9
(1) Hak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hukukuna tâbidir.
(2) Millî hukukuna göre ehliyetsiz olan bir kişi, işlemin yapıldığı ülke hukukuna göre ehil ise yaptığı hukukî işlemle bağlıdır. Aile ve miras hukuku ile başka bir ülkedeki taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin işlemler bu hükmün dışındadır.
(3) Kişinin millî hukukuna göre kazandığı erginlik, vatandaşlığının değişmesi ile sona ermez.
(4) Tüzel kişilerin veya kişi veya mal topluluklarının hak ve fiil ehliyetleri, statülerindeki idare merkezi hukukuna tâbidir. Ancak fiilî idare merkezinin Türkiye'de olması hâlinde Türk hukuku uygulanabilir.
(5) Statüsü bulunmayan tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan kişi veya mal topluluklarının ehliyeti, fiilî idare merkezi hukukuna tâbidir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
MÖHUK Madde 9 gerekçesi
2675 sayılı Kanunun 8 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.
2675 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenlenen ehliyet maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek çok yanlı hâle getirilmiş ve bununla uyumlu olmak üzere "yabancı ülkedeki" yerine "başka bir ülkedeki" deyimi konulmuştur.
Tasarının üçüncü fıkrasında, "millî kanun" deyimi yerine daha geniş olup yargı kararlarını da ifade eden "millî hukuk" deyimine yer verilmiştir. Ayrıca bu fıkrada, Türk Medenî Kanunuyla uyumlu olmak üzere "rüşt" yerine "erginlik" kavramı kullanılmıştır.
Kanunun 8 inci maddesine beşinci fıkra eklenerek tüzel kişilerin ehliyetini statülerindeki idare merkezi hukukuna tâbi kılan dördüncü fıkra hükmü tamamlanmıştır. Çünkü kanunen statüsü bulunmayan tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan kişi ve mal toplulukları konusunda maddede bir hüküm yoktur. Duruma açıklık getirmek için maddeye 2675 sayılı Kanunun dördüncü fıkrasında ve Ticaret Kanununda da bulunan "fiilî idare merkezi" kriterini esas alan beşinci fıkra eklenmiştir.
Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 8. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.
Açıklama
Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan ilişkilerde gerçek ve tüzel kişilerin ehliyetinin hangi ülke hukukuna göre belirleneceğini düzenler. Hak ehliyeti haklara ve borçlara sahip olabilmeyi, fiil ehliyeti ise kendi işlemleriyle hak kazanıp borç altına girebilmeyi ifade eder.
Gerçek kişiler için temel kural, kişinin millî hukukudur, yani vatandaşı olduğu devletin hukuku. Birden fazla vatandaşlığı olan ve bunlardan biri Türk vatandaşlığı olan kişiler için Türk hukuku esas alınır (MÖHUK m. 4/1-b). Türk hukukunda erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m. 11).
İkinci fıkra, işlemin karşı tarafını korur. Millî hukukuna göre ehliyetsiz olan biri, işlemi yaptığı ülkenin hukukuna göre ehilse bu işlemle bağlı kalır. Örneğin millî hukukunda erginlik yaşı 18'den yüksek olan bir yabancı, 18 yaşını doldurduktan sonra Türkiye'de yaptığı bir satış sözleşmesinden ehliyetsizliğini ileri sürerek kurtulamaz. Aile ve miras hukukuna ilişkin işlemler ile başka bir ülkedeki taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin işlemler bu korumanın dışındadır.
Üçüncü fıkraya göre kişinin millî hukukuna göre kazandığı erginlik, sonradan vatandaşlığını değiştirmesiyle kaybolmaz.
Tüzel kişilerin ve şirket, vakıf gibi kişi veya mal topluluklarının ehliyeti, statülerinde (kuruluş belgelerinde) gösterilen idare merkezinin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Fiilî idare merkezi Türkiye'de ise hâkim Türk hukukunu uygulayabilir. Statüsü olmayan tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan topluluklar için fiilî idare merkezinin hukuku esas alınır.