TMK Madde 927 – Borçlunun def'ileri

TMK Madde 927 metni

Ortak hükümler / Borçlunun def'ileri

Madde 927

Borçlu yalnız tescilden veya senetten doğan def'ileri ve istemde bulunan alacaklıya karşı sahip olduğu kişisel def'ileri ileri sürebilir.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 927 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 841 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddede borçluya tanınan def'iler, tescilden veya senetten doğan def'iler ile istemde bulunan alacaklıya karşı sahip olunan kişisel def'iler olarak belirtilmektedir.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Madde, ipotekli borç senedi veya irat senedinin borçlusunun, kendisinden ödeme isteyen alacaklıya karşı hangi savunmaları ileri sürebileceğini sınırlar.

Def'i, bir talebe karşı ileri sürülen ve talebin yerine getirilmesini engelleyen savunmadır. Bu senetler el değiştirdiği için, borçlu önceki alacaklılarla arasındaki her uyuşmazlığı yeni alacaklıya karşı ileri sürebilseydi kimse senede güvenemezdi. Kanun bu nedenle borçlunun savunmalarını iki grupla sınırlar:

  • Tescilden veya senetten doğan def'iler. Bunlar tapu kaydından veya senedin kendisinden anlaşılabilen savunmalardır. Senette yazılı vadenin henüz gelmemiş olması veya alacağın tapuda daha düşük bir miktarla tescil edilmiş olması bu türdendir (TMK m. 922).
  • Ödeme isteyen alacaklıya karşı kişisel def'iler. Bunlar borçlunun, o anda kendisinden ödeme isteyen kişiyle arasındaki ilişkiden doğar. Borçlunun bu alacaklıdan olan bir alacağını takas etmek istemesi veya bu alacaklıyla ödeme süresinin uzatılması konusunda anlaşmış olması buna örnektir.

Borçlunun daha önceki bir alacaklıya karşı sahip olduğu kişisel def'iler, senedi sonradan edinen alacaklıya karşı kural olarak ileri sürülemez. Örneğin ilk alacaklının vaat ettiği ödünç parayı hiç vermediği savunması, senedi ondan devralan alacaklıya karşı bu madde uyarınca kural olarak dinlenmez. Bu sonuç, senedin içeriğine iyiniyetle güvenen kişinin korunması ilkesine dayanır (TMK m. 910/2, 921).

Borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki de borçlunun ileri sürebileceği def'ileri ileri sürebilir (TMK m. 901/2).

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir