TMK Madde 918 – Alacaklının olmaması
TMK Madde 918 metni
Ortak hükümler / Sona erme / Alacaklının olmaması
Madde 918
Alacaklı yoksa veya rehin hakkından feragat ederse borçlu, tapu kütüğündeki tescili terkin ettirip ettirmemekte serbesttir.
Borçlu, zilyetliğine geçmiş olan senedi yeniden tedavüle çıkartabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 918 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 832 nci maddesini karşılamaktadır.
Alacaklının olmaması veya alacaklının rehin hakkından feragat etmesi hâllerinde, madde hükmü senet borçlusuna rehni, tapu kütüğünden sildirtip sildirmeme konusunda seçim hakkı vermektedir. Borçlu, borcu ifa ile alacaklıdan geri almış olduğu senetleri bu surette tapudan terkin ettirmeyerek, bunları tekrar tedavüle sunabilme hakkına sahip kılınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, alacaklı bulunmadığında veya alacaklı rehin hakkından vazgeçtiğinde, borçlunun tapudaki rehin kaydını sildirip sildirmemekte serbest olduğunu düzenler.
İpotekte alacak sona erince malik ipoteğin terkinini isteyebilir (TMK m. 883). İpotekli borç senedi ve irat senedinde farklı bir çözüm benimsenmiştir. Alacaklı yoksa veya rehin hakkından feragat etmişse tescil kendiliğinden kalkmaz. Borçlu, kaydı terkin ettirmek ile olduğu gibi bırakmak arasında seçim yapar. Terkin, tapu kütüğündeki bir kaydın silinmesidir.
Alacaklının olmaması en çok borçlunun borcu ödeyip senedi geri aldığı durumda ortaya çıkar (TMK m. 928). Senet artık borçlunun zilyetliğindedir. Borçlu kaydı sildirmezse senedi yeniden tedavüle çıkarabilir, yani yeni bir kredi için başka bir alacaklıya devredebilir veya rehnedebilir. Böylece aynı rehin derecesi yeniden kullanılır ve yeni bir rehin kurmak gerekmez.
Senet borçlunun elinde kaldığı sürece o derece fiilen boştur. Borçlu önceki bir rehin senedi üzerinde tasarruf etmemişse, taşınmaz paraya çevrilirken satış bedeli bu boş derece hesaba katılmadan sonraki alacaklılara sıralarına göre dağıtılır (TMK m. 872).
Borçlu kaydı sildirmek isterse önce senedin iptal edilmesi gerekir (TMK m. 919).