TMK Madde 766 – Hükmen teslim
TMK Madde 766 metni
Kazanılması / Mülkiyetin nakli / Hükmen teslim
Madde 766
Bir taşınırın mülkiyetini nakleden kimse özel bir hukukî ilişkiye dayanarak o şeyin zilyetliğini korursa, mülkiyet teslimsiz geçmiş olur. Ancak, bu işlem üçüncü kişileri zarara sokmak veya taşınır rehni kurallarından kurtulmak için yapılmışsa, mülkiyetin nakli sonuç doğurmaz.
Böyle bir amaç güdülüp güdülmediğini hâkim takdir eder.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 766 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 690 ıncı maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur; anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 717 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Madde başlığının "Hükmen teslim" olarak muhafazası uygun görülmüştür.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bir taşınırın mülkiyeti, devreden kişi şeyi elinde tutmaya devam etse bile teslim yapılmadan geçebilir; bu yola hükmen teslim denir.
Taşınır mülkiyetinin geçmesi için kural olarak zilyetliğin devri, yani şeyin alıcıya teslimi gerekir (TMK m. 763). Bu madde o kuralın istisnasıdır. Devreden, alıcıyla aralarında kurulan özel bir hukuki ilişkiye dayanarak şeyi elinde tutmaya devam ederse mülkiyet teslim olmadan geçer. Örneğin arabasını satan kişi, alıcıyla bir kira sözleşmesi yaparak arabayı bir süre daha kullanabilir. Araba hiç el değiştirmemiştir, ama mülkiyet alıcıya geçmiştir; satıcı artık kiracı sıfatıyla aracı elinde bulundurur. Zilyetliğin bu biçimde teslimsiz devri TMK m. 979'da ayrıca düzenlenmiştir.
Hükmen teslim iki durumda sonuç doğurmaz. İşlem şu amaçlardan biriyle yapılmışsa mülkiyet geçmez:
- Üçüncü kişileri zarara sokmak. Borçlu bir kişinin malını görünüşte devredip kullanmaya devam ederek alacaklılarından kaçırması buna örnektir.
- Taşınır rehni kurallarından kurtulmak. Bir taşınır kural olarak ancak zilyetliği alacaklıya devredilerek rehnedilebilir ve şey yalnızca rehin verenin elinde kaldıkça rehin hakkı doğmaz (TMK m. 939). Malı borçluda bırakıp mülkiyetini güvence amacıyla alacaklıya devretmek bu kuralı dolanmak için kullanılabilir. Kanun bunu engeller.
Böyle bir amacın güdülüp güdülmediğine hâkim, olayın bütün koşullarına bakarak karar verir.